Fizyoloji-Hücre
İnsan vücudunun en küçük birimi hücredir. Hücreler kompleks
yapıdadır ve insan vücudunda farklı tipte hücreler mevcuttur. İnsan vücudunda
bulunan hücrelerin şekilleri fonksiyonuna göre değişiklik gösterebilir.
Mikroskop Anton van Leeuwenhoek tarafından icat edilmiştir.
Hücrenin mikroskop altında ilk incelenmesi 17. Yüzyılda
Robert Hooke tarafından yapılmıştır. Robert Hooke mikroskop altında bitki
hücresini incelemiştir.
a. Prokaryot hücre
Prokaryot hücre çekirdek ve çekirdekçik içermez. DNA molekülü
sitoplazma içindedir. Bakteriler prokaryot hücreler grubundadır ve hücre
zarının farklılaşması ile kapsül, sil ve kamçı içerebilir.
b.
Ökaryot Hücre
Ökaryot hücre çekirdek ve çekirdekçik içerir. DNA molekülü
çekirdek içindedir. Mantarlar, bitkiler ve hayvanlar ökaryot hücreler
grubundadır.
Yapısal özellikler
1-Genetik bilgiler çekirdek içinde bulanan DNA molekülünde
bulunur.
2-DNA’dan RNA üretilir ve protein sentezi gerçekleştirilir.
Protein molekülleri ribozom organelinde üretilir.
3-Tüm hücrelerde hücre zarı, organel ve hücre sitoplazması
vardır.
4-Hücre zarı seçici geçirgen özelliktedir.
c.
Hücrenin fonksiyonel özellikleri
1-Hücre kendi molekülünü sentez edebilir, kendi enerjisini
üretebilir ve dış ortamdan madde alabilir.
2-Sinir hücresi dışında bölünebilir veya çoğalabilirler.
3-dış veya iç çevreden gelen uyarılara cevap verebilir.
Bazı kavramlar ve anlamaları
1-İntrasellüler: Hücre içi
2-Ekstrasellüler: Hücre dışı
3-İntersitisyal: Hücreler arası alan
d.
Ökaryot hücre kısımları
1.
Hücre zarı
Hücre zarı hücreyi dağılmaktan korur, hücre içini dış
ortandan ve diğer hücrelerden ayırır ve hücreye şekil verir.
Hücre zarı reseptörleri ile tepkime başlatabilir.
Hücre zarındaki enzimler metabolik tepkimeyi düzenler.
Hücre zarındaki transmembran proteinleri ile hücreleri
birbirine bağlar.
a.
Hücre zarından geçen maddeler
1-Besin maddeleri ve atık maddeler.
2-Hücreye gelen sinyal molekülleri ve hücreden gönderilen
sinyal molekülleri.
3-Su molekülleri ve bazı iyonlar.
Hücre zarı iki katlı yapıdadır ve fosfolipid içerir.
Fosfolipit molekülerinin baş kısmı suyu sever( hidrofilik ) yapıdayken ,
fosfolipidlerin kuyruk kısmı suyu sevmeyen yapıdadır ( hidrofobik.)
Baş kısım polar yapıdayken kuyruk kısım apolar yapıdadır.
Hayvan hücrelerinde baş ve kuyruk kısım aralarında kolesterol
maddesini bulunur. Kolesterol maddesinin hayvan hücresine sağladığı yararlar;
1-hücre zarına desteklik sağlar.
2-hücre zarının daha akıcı yapıda olmasını sağlar.
3-yağda çözünen maddelerin zardan geçişini hızlandırır.
Hücre zarı katı yapıda değildir ve vizköz sıvı şeklindedir bu
özelliğinden dolayı akıcı mozaik zar modeli denir.
Hücre zarı seçici geçirgen özelliklidir.
Hücre zarının yapısında periferal ve integral proteinler
bulunur. İntegral protein zara gömülüdür. Periferal protein ise bir kısmı zar
içinde bulunur.
Hücre zarı dışında bulunan proteinlere karbonhidratlar
bağlanır. Hücre yüzeyi karbonhidrat tabaka ile kaplıdır. Bu tabakaya
glikokaliks adı verilir.
Hücre zarındaki lipid moleküllerine karbonhidrat bağlanması
ile glikolipid yapısı oluşur.
Glikolipid ve glikoprotein glikokaliks yapısını oluşturur. Bu
yapı hücrenin kimliğini oluşturur ve antijenik özellik sağlar.
b.
Hücre zarından madde geçişleri
1-Pasif taşıma ( basit difüzyon)
Maddenin çok yoğun olduğu ortamdan az yoğun olduğu ortama
doğru hareketidir. Basit difüzyon olayında enerji molekülü olan ATP harcanmaz.
Hipertonik ortam : Çok yoğun ortam olarak adlandırılır. Çözünmüş madde sayısı
fazladır.
Hipotonik ortam: Az yoğun ortam olarak adlandırılır. Çözünmüş madde sayısı az
su oranı fazladır.
İzotonik ortam: İç ortam ile diş ortam arasındaki madde yoğunluğunun
birbirine eşit olmasıdır. Vücudumuzda hücre içi sıvı ile hücre dışı sıvı aynı
ozmotik basınca sahiptir buna izotonik ortam denir.
Hücre zarından pasif difüzyon ile, yüklü moleküller (iyonlar)
veya yüksüz büyük moleküller (glikoz) diffüzyon ile geçemezler.
Hücre zarından su ,yağda eriyen ve yağı çözen maddeler
kolayca geçer.
Difüzyon hızı kavramı
1-Yüksek ısı olan ortamda difüzyon düşük ısılı ortama göre
daha hızlıdır.
2-Küçük moleküller büyük moleküllere göre daha hızlı
geçerler.
3-Zar sayısı arttıkça difüzyon hızı artar.
4-Zar kalınlığı arttıkça difüzyon hızı azalır.
5-Gaz molekülleri zardan daha hızlı geçerler.
Diyaliz: Bazı moleküllerin seçici zardan geçirilmesi olayına diyaliz denir. Suda eriyen
maddeler bu zardan geçerken büyük maddeler zardan geçemezler. Bu yöntem böbrek
hastalarına uygulanır . Yapay böbrek kullanımına hemodiyaliz denir.
Osmoz: Suyun difüzyonu olarak adlandırılır. Osmozda çözeltiden birinin hacmi
artarken diğerinin hacmi azalır. Bir çözeltide suyun yarattığı basınca ozmotik
basınç denir.
2-Kolaylaştırılmış difüzyon
Çok yoğundan az yoğuna doğrudur ve enerji molekülü ATP
harcanmaz ( basit difüzyon ile ortak özelliği )
Pasif diffüzyondan farklı olarak yağda erimeyen moleküller
taşıyıcı proteinler aracılığı ile taşınır.
Aktif taşıma ile ortak özelliği taşıyıcı proteinler
kullanılmasıdır.
3-Aktif taşıma
Maddelerin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama doğru
hareketidir. Enerji kullanılarak gerçekleşir. Aktif taşımada taşıyıcı proteinler
görev alır.
Zar dışındaki madde taşıyıcı proteinin özel bölgesine
bağlandığı zaman taşıyıcı protein şekil değişikliğine uğrar ve zarı hücre içine
aktarır. Aktif transport olayları bu şekilde gerçekleşir.
Sodyum potasyum pompası: sinir ve kas hücresinde yaygındır.
Kalsiyum pompası: kalsiyumun sarkaplazmik retikuluma geri alınmasını sağlar.
Sodyum bağımlı kotransport: şeker ve aminoasit taşınmasını sağlar.
Hidrojen bağımlı kotransport: şekerin taşınmasını sağlar.
Büyük moleküllerin hücre zarından geçişleri
1-Endositoz: Büyük moleküllerin hücre içine alınmasıdır. Fagasitoz ve
pinositoz ile gerçekleşir.
Fagasitoz: Büyük besin maddeleri veya bakterileri yemesidir.
Hücre zarı uzantıları madde etrafını sarar ve onu içine alır. Daha sonra hücre
içinde lizozomlar ile o maddeyi sindirir. Akyuvarın faaliyetleri bu şekilde
gerçekleşir.
Pinositoz: Hücre dışındaki sıvı maddeleri küçük parçacıklar
halinde içmesidir. Sıvı içinde çözünmüş maddeler var ise pinositoz yoluyla
hücre içine alınmış olurlar.
2-Ekzositoz: Hücre içindeki büyük maddelerin hücre dışına atılması
olayıdır.
Ligand ve endositoz ilişkisi
Hücre dışında bulunan büyük maddelerin hücre içine
alınmasında reseptör görev alır. Düşük moleküllü lipoprotein-LDL bu yöntem ile
hücre içine alınır.
1-Hücre dışındaki madde resptöre bağlanır ve ligand adını
alır.
2-Reseptör bağlanınca hücre zarı endositoza uğrar.
Hücrede zar içeren yapılar
1-
Çekirdek
2-
Endoplazmik
retikulum
3-
Golgi
4-
Lizozom
5-
Peroksizom
6-
Mitekondri
7-
Plazmalemma
2.
Sitoplazma ve organeller
Hücre sitoplazması değişik hacimlerde bulunur ve içerisinde
organeller ve partiküller bulunur. Sitoplazmanın berrak yapıdaki sıvısına
sitozol denir. Sitozolde elektrolitler, proteinler, glikoz ve eser miktarda
lipid bileşikleri içerir.
a.
Sitozol içerisindeki organeller
1-
ribozom
2-
endoplazmik
retikulum
3-
golgi
4-
lizozom
5-
perkosizom
6-
mitekondri
7-
silia
ve flagella
b.
Ribozom
Ribozom zarsız organeldir ve protein sentezi yapılır. DNA
molekülünden elde edilen RNA ile ribozomda protein üretimi gerçekleşir. Hücrede
çok fazla sayıda ribozom bulunur.
Çekirdekçikte üretilen rRNA’lar sitoplazmada sentezlenen
ribozomal proteinlerle çekirdekçikte biraraya gelir.
Ribozom hücre içinde serbest yapıda veya endoplazmik
retikuluma bağlı halde bulunur.
c.
Endoplazmik retikulum
Endoplazmik retikulum maddelerin taşınması için kanal ve
sentezlenen maddeler için depo görevi görürken hücre içinde ayrı bir ortamın
oluşmasını sağlar.
Endoplazmik retikulumda lipid, protein ve kompleks
karbonhidratların sentezi yapılır.
Olgun alyuvar ve trombositler dışında ökaryotik hücrelerde
bulunur.
Endoplazmik retikulum hücredeki toplam membranların
yarısından fazlasını oluşturur.
İki tipi vardır granüllü endoplazmik retikulum ve granülsüz
endoplazmik retikulum.
d.
Granüllü endoplazmik retikulum
Protein sentezinin yapıldığı yerdir ve üretilen proteinler
golgi , lizozom ve peroksiozoma gönderilir.
Yassılaşmış kesecikler içerir buna sisterna denir.
e.
Granülsüz endoplazmik retikulum
Steroid yapıda olan hormonların sentezi ypılır.
Karaciğerde safra üretimi ve kolesterol sentezini
gerçekleştirir.
Sarkoplazmik retikulumda kalsiyum depolar.
Granülsüz endoplamik retikulum tüplerden oluşan ağ
şeklindedir.
f.
golgi
Golgi kompleksinin fonksiyonu endoplazmik retikulumda
sentezlenen maddelere son şeklini vermek ve bu maddeleri bir membranla
çevrelemektir. Hücre zarının yenilenmesi ve yüzeyinin genişletilmesi golgi
tarafından gerçekleştirilir. Glikoproteinlerin sentezi golgi
organelinde gerçekleşir.
Üç farklı kısımdan oluşur; Yassı kesecikler, salgı granülleri
ve vakuoller. Bu yapıların hepsine birlikte diktiyozom denir.
Alyuvar hücrelerinde golgi bulunmaz.
g.
Lizozom
Hücre içi sindirim ve savunma görevini gerçekleştirir. Hücre
içi sindiriminde 40 civarında enzim içerirler
Büyük besin maddeleri , bakteri, virüs, bozulmuş maddeleri
sindirir.
Hücre öldüğü zaman, lizozomların içindeki enzimler sitoplazma
içine dağılır ve hücre bu enzim tarafından kendi kendini parçalar.
Lizozom membranı lizozomun hücreyi tümüyle sindirmesini önler
ve lizozom organelinin optimal pH 5 civarıdır.
Lizozomlarda ATP hidrolizi ile çalışan H+ pompası vardır. Bu
sayede lizozomun pH’ı düşük tutularak enzimlerin etkin hale geçmesi önlenir.
h.
Peroksizom
Peroksizom membranında proteinler ve peroksidaz enzimleri
vardır.
Karaciğerdeki peroksizomların görevi detoksifikasyondur.
Detoksifikasyon zararlı maddeyi zararsız hale getirme
işlemidir.
i.
Mitekondri
Çift zarlı organeldir. Hücre içindeki sayısı farklılık
gösterebilir .
Mitekondri organelinin içinde kendine özgü DNA ve ribozom
molekülleri bulunur.
Hücre için gerekli olan ATP molekülünü sentezler.
Steroit hormonunu sentezler.
Hücre içindeki kalsiyumun deponmasını sağlar.
Hücre apoptozunu başlatarak hücrenin ölümüne karar veren
organeldir.
j.
silia ve flagella
Silia bazı hücre tiplerinin yüzeylerinden uzanan küçük, kıl
benzeri organellerdir. Solunum yollarını döşeyen hücreler silialı hücrelerdir
ve bu hücreler solunumla giren kir parçalarını yakalarlar ve Akciğerlerden
gelen balgamı dışarı atarlar.
İnsan sperm hücresi de kamçı şeklinde ince bir kuyruğa
sahiptir buna flagel denir ve sperm hücresi bu kuyruğu hareket için kullanır.
3.
Çekirdek
Görevi hücrede enerji meydana getiren reaksiyonları
düzenlemek, hücre içi olayları idare etmek ve bölünerek çoğalmayı sağlamaktır.
Hücrenin merkezinde bulunan, büyük ve yuvarlak bir
organeldir.
Çift katlı bir membranla sarılmıştır, bu membranda çok sayıda
büyük porlar bulunur.
Nukleus nukleoplazma adı verilen ve diğer yapıların askıda
bulunduğu bir sıvı içerir.
Çekirdeğin içini dolduran esas madde DNA ve protein
molekülleridir.
DNA kromozom içinde protein molekülleri ile birlikte organize
olmuştur.
İnsanda 46 adet (23 çift) kromozom
bulunur.