Anatomi Duyu
Duyu: Özel reseptörlerin aldığı dıştan veya içten kaynaklanan uyartıların korteks de oluşturduğu his.
Gözün retina tabakasında 130 milyon kadar reseptör bulunur. Buradan başlayan n. opticus uyarıları beyine taşır.
Göz iki bölümden oluşur:
- Göz küresi (bulbus oculi)
- Gözün yardımcı organları
Göz Küresi
Dıştan içe doğru üç tabakadan oluşur,bunlar:
- Dış tabaka (fibröz tabaka – tunica fibroza)
- gözün dış korumasını sağlar. Bu tabaka, kornea ve skleradan oluşur.
- Kornea, gözün ön kısmındaki saydam tabakadır. Işığın göz içine girmesini sağlar.
- Sklera, gözün arka kısmındaki beyaz tabakadır. Göz küresini destekler ve korur.
- Orta tabaka (damar tabaka – tunica vasculosa)
- gözün beslenmesini ve kanlanmasını sağlayan tabakadır. Bu tabaka, iris, silier cisim ve koroidden oluşur.
- Iris, göz bebeğini çevreleyen renkli tabakadır. Göz bebeğinin boyutunu kontrol ederek gelen ışığın miktarını ayarlar.
- Silier cisim, irisin arkasında bulunan yapıdır. Lensi yerinde tutar ve göz içi sıvısını üretir.
- Koroid, irisin arkasında bulunan ve gözün arka kısmını kaplayan tabakadır. Göz içi sıvısını besler ve oksijenlendirir.
- İç tabaka (duyusal tabaka - tunica interna)
Dış tabaka (fibröz tabaka – tunica fibroza)
- Epitel tabakası, korneanın en dıştaki tabakasıdır. Işığın kornea içine girmesini engelleyen hücrelerden oluşur.
- Bowman tabakası, korneanın ortadaki tabakasıdır. Düz ve ince kollajen liflerinden oluşur.
- Stroma tabakası, korneanın en kalın tabakasıdır. Düzensiz şekilde dizilmiş kollajen liflerinden oluşur.
- Descemet tabakası, korneanın en içteki tabakasıdır. Düz ve ince kollajen liflerinden oluşur.
- Endotel tabakası, korneanın en içteki tabakasıdır. Korneanın düz ve saydam kalmasını sağlayan hücrelerden oluşur.
- Kollajen liflerinin düzenli ve düzgün dizilişi
- Endotel hücrelerinin düz ve saydam yapısı
2-sklera
- Episklera tabakası, skleranın en dıştaki tabakasıdır. İnce ve gevşek bir bağ dokusu tabakası olup, gözyaşı bezlerinin ürettiği gözyaşlarının korneaya ulaşmasını sağlar.
- Stroma tabakası, skleranın en kalın tabakasıdır. Düzensiz şekilde dizilmiş kollajen liflerinden oluşur.
- Lamina fusca tabakası, skleranın en içteki tabakasıdır. Pigmentli bir bağ dokusu tabakası olup, gözün arka kısmını korur.
Orta tabaka (damar tabaka – tunica vasculosa)
- Epitel tabakası, irisin en dıştaki tabakasıdır. Pigmentli hücrelerden oluşur.
- Stroma tabakası, irisin ortadaki tabakasıdır. Düzensiz şekilde dizilmiş kollajen liflerinden oluşur.
- Muskularis dilatans tabakası, irisin en içteki tabakasıdır. Göz bebeğini genişleten kaslardan oluşur.
- Göz bebeğinin boyutunu kontrol eder.
- Gelen ışığın miktarını ayarlar.
- Göz rengini belirler.
·
İç tabaka – duyusal tabaka - tunica interna
Göz küresinin en iç tabakasıdır. Retina olarak da bilinir.
Retinada bulunan reseptör tipleri
1. Çubuk hücresi (rodlar) : Cismin şeklini görmemizi sağlar. Rodopsin pigmenti içerir. Rodopsin eksikliği gece körlüğüne yol açmaktadır. Rodopsin, opsin ve 11-cis retinal adında ikş alt birimden oluşur. Rodopsinler ışık ile temas kurduklarında yapısı bozulur. Işık altında 11-cis retinal all-trans retinale dönüşmektedir. Sayıca fazladır.
2. Koni hücresi (konlar) : Cismin rengini görmemizi sağlar. Fotopsin pigmenti içerir. Retinada 3 farklı koni hücresi vardır, bunun nedeni konlarda üç farklı opsin olmasıdır. Bu koni hücreleri kırmızı, yeşil ve mavi ışığı algılayabilirler.
Işığı kıran yollar
- Cornea
- humor aqueus
- corpus vitreum
Lens: ışığı kıran mercektir. Akomodasyonda rol oynar. Akomodasyon ,yakındaki cisimlerin net görülebilmesi için lensin kırıcılığının artmasına denir.
Gözün yardımcı organları
- Kaş (Supercilium)
- Göz kapakları (Palpebrae)
- Konjunktiva (müköz bir mebran)
- Gözyaşı bezleri
Kaşlar
Kaşlar, gözleri koruma, terin göze girmesini engelleme, yüz ifadesini iletişimde kullanma ve gözlerinizi güneş ışığından ve parlak ışıklardan koruma gibi birkaç önemli görevi yerine getirir. İşte kaşların başlıca görevleri:
- Gözleri Koruma: Kaşlar, gözleri doğrudan dış etkenlerden korur. Örneğin, yağmur damlaları, ter damlaları veya yabancı cisimler gözünüzün içine düşerse, kaşlar bu etkenlerin göz yüzeyine ulaşmasını engelleyebilir.
- Teri Yönlendirme: Kaşlar, terin yüzünüzden gözlerin içine doğru akmasını önleyerek görüşünüzü korur. Bu özellik, özellikle fiziksel aktivite sırasında veya sıcak havalarda terlemenin etkilerini azaltmaya yardımcı olur.
- Yüz İfadesi: Kaşlar, yüz ifadesini belirlemede önemli bir rol oynar. İfadeye anlam katarlar ve duygusal durumlarınızı diğer insanlara iletmekte yardımcı olurlar. Örneğin, kaşları çatmak kızgınlık veya şaşkınlık ifadesini yaratabilir, kaşları kaldırmak ise şaşkınlık veya hayret ifadesini yansıtabilir.
- Güneş Işığını Filtreleme: Kaşlar, doğrudan güneş ışığını gözlerinize düşmesini engeller. Bu, gözlerinizi korumak ve aşırı parlak ışıklardan kaynaklanan rahatsızlığı azaltmak için önemlidir.
Bu görevler, kaşların evrimsel olarak gelişmiş ve insanların hayatta kalma ve iletişim becerilerini artırmaya yönelik adaptasyonlarına dayanır.
Göz kapakları
Göz kapakları, gözleri çeşitli dış etkenlerden korumak ve göz yüzeyini nemli tutmak gibi önemli görevlere sahiptir. İşte göz kapaklarının başlıca görevleri:
- Gözleri Koruma: Göz kapakları, gözleri çevredeki çeşitli tehlikelerden korur. Toz, kir, yabancı cisimler, rüzgar ve diğer potansiyel zararlı etkenlerden gözleri izole ederek, göz sağlığını korurlar. Ayrıca, ani darbeler veya travmalara karşı da bir koruma sağlarlar.
- Nemlendirme: Göz kapakları, göz yüzeyini nemli tutmak ve gözün kurumasını önlemek için önemlidir. Göz yüzeyindeki nem, görme işlevi ve genel göz sağlığı için kritiktir. Göz kapakları, göz yüzeyine özel bir yağ salgılayarak gözyaşlarının buharlaşmasını önler ve gözlerin nemli kalmasına yardımcı olur.
- Göz Yaşını Dağıtma: Göz kapakları, gözyaşlarını göz yüzeyine dağıtarak gözün düzgün bir şekilde nemlenmesine yardımcı olur. Bu, görme konforunu artırmak ve gözlerin kurumasını önlemek için önemlidir.
- Gözleri Kapatma ve Dinlendirme: Göz kapakları, gözleri kapatarak ve dinlenme sırasında gözleri korur. Uyku sırasında göz kapakları gözleri kapatır ve gözleri çevresel uyarıcılardan izole eder. Bu, gözlerin dinlenmesine ve yeniden enerji toplamasına yardımcı olur.
Göz kapakları, göz sağlığını korumak ve görsel konforu sağlamak için vazgeçilmez bir role sahiptir. Aynı zamanda, evrimsel bir perspektiften bakıldığında, göz kapaklarının gözleri çeşitli dış etkenlere karşı koruma amacını taşıdığı düşünülmektedir.
Konjunktiva
Konjunktiva, gözün beyaz kısmını (sklera) ve göz kapağının iç yüzeyini kaplayan ince bir zar tabakasıdır. Göz sağlığında önemli bir rol oynayan konjunktivanın başlıca görevleri şunlardır:
- Göz Yüzeyini Koruma: Konjunktiva, göz yüzeyini dış etkenlere karşı korur. Toz, kir, mikroplar ve diğer potansiyel zararlı maddelerin gözün yüzeyine girmesini önleyerek göz sağlığını korur.
- Gözü Nemli Tutmak: Konjunktiva, göz yüzeyini nemli tutar ve gözde bulunan salgı bezlerine yardımcı olur. Gözyaşı üretimini destekleyerek gözleri nemli ve rahat tutar. Nemli bir göz yüzeyi, görme konforu için önemlidir.
- Göz Kapakları ile Bağlantı: Konjunktiva, göz kapaklarına yapışık bir tabaka oluşturur. Bu bağlantı, göz kapaklarının göz yüzeyini örtmesini ve gözü dış etkenlerden korumasını sağlar.
- Göz Yüzeyinde Kayganlık Sağlama: Konjunktiva, göz yüzeyinde kaygan bir tabaka oluşturarak göz kapaklarının kolayca hareket etmesine ve göz küresinin düzgün bir şekilde kapanmasına yardımcı olur. Bu, göz kapaklarının göz yüzeyinde sürtünmeyi azaltır.
- Bağışıklık Sistemi Katkısı: Konjunktiva, göz yüzeyinde bağışıklık sistemi hücreleri içerir. Bu hücreler, mikroplar ve diğer potansiyel patojenlere karşı koruma sağlamak için görev yapar.
Bu görevler, konjunktivanın göz sağlığının korunmasında ve gözlerin düzgün çalışmasında oynadığı önemli rollerdir. Konjunktivit gibi bazı göz hastalıkları, konjunktivanın iltihaplanması sonucu ortaya çıkabilir.
Gözyaşı sistemi
Gözyaşı sistemi, gözlerin nemli kalmasını sağlayan, göz yüzeyini temizleyen ve koruyan bir sistemdir. Bu sistem, gözyaşı bezleri, gözyaşı kanalları ve burna bağlanan gözyaşı drenaj sistemi gibi bileşenleri içerir. Gözyaşı, su, tuzlar, proteinler ve antikorlar gibi maddeleri içerir ve bir dizi önemli görevi yerine getirir.
Gözyaşı sistemi şu bileşenleri içerir:
- Gözyaşı Bezleri (Lakrimal Bezler - gl. lacrimalis): Gözyaşı sisteminin ana üreticisi olan gözyaşı bezleri, göz yüzeyini nemlendiren ve temizleyen gözyaşısını üretir. İki ana gözyaşı bezi vardır: büyük lakrimal bezler, gözün dış üst köşesinde bulunur ve göz kapağının iç yüzeyini kaplar; küçük lakrimal bezler ise göz kapağının üst dış köşesinde bulunur.
- Gözyaşı Kanalları (Lakrimal Kanallar - ductuli excretori): Gözyaşı, göz yüzeyinden başlayarak gözyaşı kanalları aracılığıyla burun boşluğuna doğru yönlendirilir. Gözyaşı kanalları, üst ve alt gözyaşı noktaları adı verilen iki küçük delikle başlar ve burun boşluğuna açılan bir kanal sistemi oluşturur.
- Gözyaşı Kesesi (Lakrimal Kesesi): Gözyaşı kanallarının birleşim noktasında bulunan gözyaşı kesesi, gözyaşıyı toplar ve burun boşluğuna yönlendirmek üzere gönderir.
- Gözyaşı Drenaj Sistemi: Gözyaşı, gözyaşı bezinden üretilir, gözyaşı kanalları boyunca gözyaşı kesesine akar ve oradan da burun boşluğuna drenaj yapar. Bu sistem, gözde biriken gözyaşının doğal olarak boşalmasını sağlar.
Gözyaşı, gözlerin nemli kalmasını, göz yüzeyini temizlemesini ve koruyucu bir bariyer oluşturmasını sağlar. Gözdeki yabancı cisimleri temizler, bakteri ve virüsleri uzaklaştırır, optik yüzeyi düzgün tutar ve görme konforunu artırır. Aynı zamanda, duygusal durumlar, rüzgar, ışık ve diğer çevresel etkenlere tepki olarak da salgılanabilir. Gözyaşı sistemi, göz sağlığının sürdürülmesinde kritik bir rol oynar.
Göz yaşında neler bulunur
- Lizozim: Gözyaşında bulunan bir enzim olan lizozim, bakteri hücre duvarlarını parçalayarak bakterilere karşı etkili bir savunma mekanizması oluşturur.
- İmmünoglobulin A (IgA): IgA, gözyaşıda bulunan bir antikordur. Bu immünoglobulin, mikropların ve virüslerin göz yüzeyine yapışmasını engelleyerek bağışıklık sistemi tepkilerini destekler.
- Laktoferrin: Gözyaşında yer alan bir diğer proteindir. Laktoferrin, bakterilere karşı etkili olan bir antimikrobiyal özelliğe sahiptir.
- Gözyaşı Salgı Bezleri: Gözyaşı bezleri, immünoglobulinler ve diğer bağışıklık elemanlarını içeren gözyaşısını üretir.
Gözyaşı, sadece sudan ibaret değildir; aynı zamanda antibakteriyel, antiviral, antifungal özelliklere sahip proteinler ve diğer bağışıklık elemanlarını içerir. Bu elemanlar, gözleri mikroorganizmalara ve diğer potansiyel zararlı maddelere karşı korumak için görev yapar.
Bu bağışıklık elemanları, göz yüzeyini koruyarak enfeksiyonlara karşı bir bariyer oluşturur. Gözlerle temas eden potansiyel zararlı maddelerle savaşarak, gözyaşı, göz sağlığını korumada önemli bir rol oynar. Ayrıca, gözyaşı aynı zamanda gözün nemli kalmasına, görüş konforuna ve genel göz sağlığına katkıda bulunur.
Gözle ilgili kavramalar
Amblyopia (ambliyopi)
- Görme yeteneğinin azaldığı veya kaybolduğu bir göz hastalığıdır. Bu durum, genellikle erken çocukluk döneminde ortaya çıkar ve tek göz veya her iki gözde de görülebilir. Amblyopi, göz tembelliği olarak da bilinir.
Arpacık (hordedum,itdirseği)
- Göz kapağındaki yağ bezlerinin iltihaplanmasıdır. Arpacık, genellikle kırmızı, ağrılı ve şiş olarak görülür.
Astigmatizm (astigmatizm)
- Gözün korneasının veya lensinin şeklinin bozulmasıdır. Bu durum, ışığın retinaya düzgün şekilde odaklanmasını engeller ve bulanık görmeye neden olur.
Blepharitis (blefarit)
- Göz kapağının iltihaplanmasıdır. Blefarit, genellikle kızarıklık, kaşıntı ve kuruluk ile görülür.
Blepharon (blefaron)
- Göz kapağı.
Blepharoplasty (blefaroplasti)
- Göz kapağının şeklini değiştirmek için yapılan bir cerrahi işlemdir. Blefaroplasti, genellikle göz kapağındaki fazla cilt, yağ veya kas dokusunu çıkarmak için yapılır.
Blepharoptosis (blefaroptoz)
- Göz kapağının aşağı sarkmasıdır. Blefaroptoz, genellikle yaşlanma, travma veya bazı göz hastalıkları nedeniyle ortaya çıkar.
Bulbus Oculi (bulbus okuli)
- Göz küresi.
Cataract (katarakt)
- Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesidir. Katarakt, genellikle yaşlanma nedeniyle ortaya çıkar, ancak travma, bazı ilaçlar veya bazı hastalıklar da katarakta neden olabilir. Katarakt, görmeyi bulanıklaştırabilir ve görme kaybına neden olabilir.
Chalazion (şalazyon)
- Göz kapağındaki yağ bezlerinin tıkanması ve iltihaplanmasıdır. Şalazyon, genellikle ağrısız bir şişlik olarak görülür.
- Göz kapaklarının iç yüzeyini ve gözün beyaz kısmını kaplayan zar olan konjonktivanın iltihaplanmasıdır. Konjunktivit, genellikle viral veya bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bu durum, gözde kızarıklık, kaşıntı, yanma ve akıntı ile görülür.
- Korneanın, gözün ön kısmında bulunan ve ışığı retinaya odaklayan şeffaf bir zar olan korneanın cerrahi olarak değiştirilmesi işlemidir. Kornea transplantasyonu, korneada meydana gelen bazı hastalıklar veya yaralanmalar nedeniyle görme kaybını önlemek için yapılır.
- Korneanın, gözün ön kısmında bulunan ve ışığı retinaya odaklayan şeffaf bir zar olan korneada meydana gelen bir yaradır. Kornea ülseri, genellikle bakteriyel veya viral bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bu durum, gözde kızarıklık, ağrı, yanma ve bulanık görme ile görülür.
- Göz bebeğinin genişlemesi ve göz kaslarının gevşemesi durumudur. Siklopleji, genellikle göz muayenesi sırasında göz bebeğinin genişlemesini sağlamak için kullanılan bazı ilaçların yan etkisi olarak ortaya çıkar.
- Gözyaşı kesesinin iltihaplanmasıdır. Dakriyosistit, genellikle bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bu durum, gözde kızarıklık, şişlik ve ağrı ile görülür.
- Gözyaşı kanalının daralmasıdır. Daktriyostenoz, genellikle doğumsal bir durumdur. Bu durum, gözyaşlarının gözden akmasını zorlaştırabilir ve gözde kızarıklık, şişlik ve ağrıya neden olabilir.
- Diyabetin göz sinirlerine ve retinaya zarar vermesi durumudur. Diyabetik retinopati, görme kaybına neden olabilir.
- Aynı nesnenin iki katı olarak görülmesidir. Diplopi, genellikle göz kaslarının zayıflığı veya felci nedeniyle ortaya çıkar.
- Göz kapağının, gözün dış kenarına doğru sarkmasıdır. Ektropiyon, genellikle yaşlanma, travma veya bazı göz hastalıkları nedeniyle ortaya çıkar.
- Gözün iç kısmının iltihaplanmasıdır. Endoftalmiit, genellikle bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bu durum, gözde şiddetli ağrı, kızarıklık ve görme kaybı ile görülür.
- Göz kapağının, gözün iç kenarına doğru kıvrılmasıdır. Entropion, genellikle yaşlanma, travma veya bazı göz hastalıkları nedeniyle ortaya çıkar. Bu durum, gözde tahriş, kızarıklık ve görme kaybına neden olabilir.
- Gözün, göz küresi ve göz sinirleri dahil olmak üzere tamamen çıkarılmasıdır. Enükleasyon, genellikle tümör veya kanser gibi ciddi göz hastalıklarının tedavisi için yapılır.
- Gözlerden anormal miktarda gözyaşı akmasıdır. Epifora, genellikle gözyaşı kanalının tıkanması veya gözyaşı kesesinin iltihaplanması gibi nedenlerle ortaya çıkar.
- Gözyaşı üreten bezdir. Lakrimal bez, göz kapağının üst kısmında bulunur.
- Gözyaşı üreten bezdir. Tartöz bez, göz kapağının iç kısmında bulunur
- Göz içi basıncının artması durumudur. Glokom, görme sinirlerine zarar verebilir ve görme kaybına neden olabilir.
- Uzaktaki nesnelerin net görülmesi, yakın nesnelerin ise bulanık görülmesidir. Hipermetropi, genellikle göz merceğinin veya korneanın şeklinin bozulmasından kaynaklanır.
- Gözbebeğini çevreleyen ve göz bebeğinin boyutunu kontrol eden renkli yapıdır.
- İrisin iltihaplanmasıdır. İritis, genellikle bakteriyel veya viral bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bu durum, gözde ağrı, kızarıklık ve görme bulanıklığı ile görülür.
- Korneanın delinmesi ve içine sıvı veya gaz verilmesi işlemidir. Keratocentesis, genellikle korneada oluşan bir ülserin tedavisi için yapılır.
- Göz kuruluğudur. Keratoconjunctivitis sicca, genellikle gözyaşı bezlerinin yeterince gözyaşı üretmemesinden kaynaklanır. Bu durum, gözde kızarıklık, kaşıntı, yanma ve görme bulanıklığı ile görülür.
- Korneanın yumuşaması ve çökmesi durumudur. Keratomalazi, genellikle A vitamini eksikliğinden kaynaklanır.
- Korneanın öne doğru bombeleşmesidir. Keratokonus, genellikle genetik bir durumdur. Bu durum, görme bulanıklığına ve görme kaybına neden olabilir.
- Korneanın bir kısmının çıkarılması işlemidir. Kerektomi, genellikle korneada oluşan bir ülserin tedavisi için yapılır.
- Göz kapaklarının iç yüzeyini ve gözün beyaz kısmını kaplayan zardır.
- Lensin, gözden çıkarılması işlemidir. Lens ekstraksiyonu, genellikle kataraktın tedavisi için yapılır.
- Gözün ön kısmında bulunan ve ışığı retinaya odaklayan saydam bir yapıdır. Lens, genellikle proteinlerin birikmesi nedeniyle saydamlığını kaybedebilir ve katarakta neden olabilir.
Myopia (miyopi)
- Yakındaki nesnelerin net görülmesi, uzaktaki nesnelerin ise bulanık görülmesidir. Miyopi, genellikle göz merceğinin veya korneanın şeklinin bozulmasından kaynaklanır.
Nervus Opticus (optik sinir)
- Gözden beyne giden sinirdir. Optik sinir, görme duyusunun beyne iletilmesini sağlar.
Nystagmus (nistagmus)
- Göz hareketlerinin istemsiz ve kontrol edilemeyen olmasıdır. Nistagmus, genellikle doğumsal bir durumdur, ancak travma, bazı ilaçlar veya bazı hastalıklar da nistagmusa neden olabilir.
Oculus
- Göz.
Ophthalmoplegia (oftalmopleji)
- Göz kaslarının felcidir. Oftalmopleji, genellikle bir sinir hasarından kaynaklanır.
Ophthalmos (oftalmos)
- Göz bilimi.
Orbita
- Gözün bulunduğu boşluktur.
Palpebra
- Göz kapağı.
Panophthalmitis (panoftalmit)
- Gözün tümünün iltihaplanmasıdır. Panoftalmit, genellikle bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bu durum, gözde şiddetli ağrı, kızarıklık ve görme kaybı ile görülür.
Photophobia (fotofobi)
- Işığa karşı aşırı hassasiyettir. Fotofobi, genellikle migren, bazı ilaçlar veya bazı hastalıklardan kaynaklanır.
Presbyopia (presbiyobi)
- Yaşlandıkça yakın nesnelerin net görülmesinin zorlaşmasıdır. Presbiyopi, genellikle göz merceğinin esnekliğinin azalmasından kaynaklanır.
Pterygium
- Göz beyazının üzerinde, korneaya doğru büyüyen bir cilt büyümesidir. Pterijium, genellikle güneşe maruz kalmanın bir sonucu olarak ortaya çıkar.
Pupilla
- Göz bebeği. Göz bebeği, ışığı retinaya odaklamak için genişler veya daralır.
- Retinanın, gözün arka kısmında bulunan ve ışığı beyne ileten tabakanın, göz küresinden ayrılmasıdır. Retina dekolmanı, genellikle travma, yaşlanma veya bazı göz hastalıklarından kaynaklanır. Bu durum, görme kaybına neden olabilir.
- Gözün arka kısmında bulunan ve ışığı beyne ileten tabakasıdır. Retina, görme duyusundan sorumludur.
- Retinanın, yavaş yavaş bozulmasına neden olan bir hastalıktır. Retinitis pigmentoza, genellikle kalıtsal bir durumdur. Bu durum, görme kaybına neden olabilir.
- Retinada başlayan bir tür kanserdir. Retinoblastoma, genellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda görülür. Bu durum, görme kaybına ve hatta ölüme neden olabilir.
- Bebeklik döneminde ortaya çıkan ve retinanın bozulmasına neden olan bir hastalıktır. Retrolental fibrodyslasia, genellikle prematüre bebeklerde görülür. Bu durum, görme kaybına neden olabilir.
- Gözün beyaz kısmını oluşturan ve gözün şeklini sağlayan sert tabakadır.
- Görme alanındaki bir kör noktadır. Skotom, genellikle bir göz hastalığının veya yaralanmasının bir sonucu olarak ortaya çıkar.
- Gözlerin aynı anda aynı nesneye bakmamasıdır. Strabismus, genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkar. Bu durum, görme kaybına neden olabilir.
- Bir gözde ortaya çıkan bir inflamasyonu diğer göze de yayılmasıdır. Sempatik oftalmi, genellikle bir göz yaralanmasının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu durum, görme kaybına neden olabilir.
- Göz kapaklarının birbirine dikilmesi işlemidir. Tarsorafi, genellikle göz yaralanmaları veya göz hastalıklarının tedavisi için yapılır.
- Gözün orta kısmının iltihaplanmasıdır. Uveit, genellikle travma, enfeksiyon veya otoimmün bir hastalıktan kaynaklanır. Bu durum, görme kaybına neden olabilir.
- Retinadaki kan damarlarının hasar görmesine neden olan bir hastalıktır. Vasküler retinopati, genellikle diyabet, yüksek tansiyon veya bazı ilaçlar gibi bazı faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu durum, görme kaybına neden olabilir.
- Göz kuruluğudur. Xerophthalmia, genellikle gözyaşı bezlerinin yeterince gözyaşı üretmemesinden kaynaklanır. Bu durum, korneanın hasar görmesine ve görme kaybına neden olabilir.
Denge ve işitme organı
İşitme:
- İşitme, ses dalgalarının kulak tarafından algılanması ve beyne iletilmesi sürecidir.
- Ses dalgaları, kulak kepçesi tarafından toplanır ve yönlendirilir.
- Dış kulak yolundan geçen ses dalgaları, kulak zarını titreştirir.
- Kulak zarı, titreşerek bu titreşimi orta kulak boşluğuna iletir.
- Örs, çekiç ve üzengi kemikleri, kulak zarından gelen titreşimi iç kulağa iletir.
- İç kulakta bulunan kokleanın içinde, basilar membran adı verilen bir yapı bulunur.
- Basiler membran, kulak zarından gelen titreşimi elektrik sinyallerine dönüştürür.
- Elektrik sinyalleri, işitme siniri yoluyla beyne iletilir.
- Beyinde, elektrik sinyalleri ses olarak algılanır.
Denge:
- Denge, vücudumuzun uzaydaki konumunu algılama yeteneğidir.
- Denge, yarım daire kanalları ve vestibül tarafından sağlanır.
- Yarım daire kanalları, vücudumuzun uzaydaki hareketlerini algılar.
- Vestibül, vücudumuzun uzaydaki konumunu ve başımızın yönelimini algılar.
- İşitme ve denge organı kulaktır.
Beyindeki işitme merkezinde sesler, beyincikte ise denge duyusu yorumlanır.
Kulak üç bölümden oluşur, bunlar:
- Dış kulak (auris externa)
- Orta kulak (aursi media)
- İç kulak (auris interna)
Dış kulak
Dış kulak üç bölümden oluşur:
1-Kulak kepçesi(auricula)
Kulak kepçesi, kulağın dış kısmını oluşturan kıkırdak yapıdır. Kafatası ile birleştiği yerden başlayarak aşağı doğru, aşağıya doğru kıvrılarak ve tekrar yukarı doğru kıvrılarak kulak memesinin bulunduğu noktaya kadar uzanır. Kulak kepçesinin şekli ve boyutu kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir.
Kulak kepçesinin başlıca görevleri şunlardır:
- Ses dalgalarını toplamak ve yönlendirmek
- Ses yönünü belirlemeye yardımcı olmak
- Sesin kulak zarına ulaşmasını sağlamak
2-Dış kulak yolu (meatus acusticus externus)
- Ses dalgalarını toplamak ve yönlendirmek
- Sesin kulak zarına ulaşmasını sağlamak
- Kulak zarını korumak
3-Kulak zarı (membrana tympanica)
·
Orta kulak
Orta kulak, dış kulak yolunun sonunda yer alan ve işitme işlevinde önemli bir rol oynayan bir organdır. Orta kulak, kulak zarından, örs, çekiç ve üzengi kemiklerinden ve timpanik boşluktan oluşur.
Kulak zarı, dış kulak yolundan gelen ses dalgalarını orta kulak boşluğuna iletir. Kulak zarı, üç katmandan oluşur:
- Dış tabaka: Bu tabaka, kulak kepçesinin dış kısmını oluşturan deriden oluşur.
- Orta tabaka: Bu tabaka, elastik bir yapıya sahip olan kıkırdaktan oluşur.
- İç tabaka: Bu tabaka, kan damarlarından ve sinirlerden oluşur.
Örs, çekiç ve üzengi kemikleri, kulak zarından gelen titreşimi iç kulağa iletir. Bu kemikler, zincir şeklinde dizilmiştir ve birbirlerine eklemlerle bağlanmıştır.
- Örs - incus : Kulak zarına bağlı olan kemiktir.
- Çekiç - malleus: Örse bağlı olan kemiktir.
- Üzengi - stapes: Çekiçe bağlı olan kemiktir.
Timpanik boşluk, orta kulağı hava ile dolduran bir boşluktur. Bu boşluk, dış kulak yoluna ve iç kulağa açılan iki açıklığa sahiptir.
Östaki borusu, orta kulağı burun ve boğazla birbirine bağlayan bir kanaldır. Normalde, östaki borusu kapalıdır. Yutkunma veya esneme gibi hareketler sırasında östaki borusu açılır ve orta kulakta biriken havayı dışarı atar. Bu sayede, orta kulak ile dış ortam arasındaki basınç eşitlenir.
Östaki borusunun görevleri şunlardır:
- Orta kulak ile dış ortam arasındaki basıncın eşitlenmesini sağlar. Bu sayede, kulak zarının titreşimi daha etkili bir şekilde iletilir ve işitme kalitesi artar.
- Orta kulakta biriken sıvıların dışarı atılmasını sağlar. Bu sayede, kulak enfeksiyonlarının önlenmesine yardımcı olur.
Östaki borusunun herhangi bir nedenle tıkanması durumunda, orta kulakta basınç farkı oluşur. Bu durum, kulak tıkanıklığı, ağrı ve işitme kaybı gibi sorunlara neden olabilir.
Orta kulak, işitme işlevinde önemli bir rol oynar. Kulak zarından gelen ses dalgalarını iç kulağa ileterek, işitme sürecinin ilk aşamasını gerçekleştirir.
Orta kulaktaki herhangi bir hasar, işitme kaybına neden olabilir.
Orta kulağın görevleri şunlardır:
- Ses dalgalarını iç kulağa ileterek işitme sürecinin ilk aşamasını gerçekleştirir.
- Dış kulak ile iç kulak arasındaki basıncın eşitlenmesini sağlar.
- Orta kulağın herhangi bir hasarı, işitme kaybına veya denge problemlerine neden olabilir.
İç kulak
İç kulak, kafatasının içinde bulunan ve işitme ve denge duyusuna hizmet eden bir organdır. İç kulak, koklea, yarım daire kanalları ve vestibülden oluşur.
Koklea:
Koklea, işitme duyusuna hizmet eden bir yapıdır. Koklea, spiral şeklinde bir yapıya sahiptir ve içinde basilar membran adı verilen bir yapı bulunur. Basilar membran, kulak zarından gelen titreşimi elektrik sinyallerine dönüştürür. Bu elektrik sinyalleri, işitme siniri yoluyla beyne iletilir. Beyinde, elektrik sinyalleri ses olarak algılanır.
Koklea, iç kulakta bulunan ve işitme duyusuna hizmet eden bir yapıdır. Koklea, spiral şeklinde bir yapıya sahiptir ve içinde basilar membran adı verilen bir yapı bulunur. Basilar membran, kulak zarından gelen titreşimi elektrik sinyallerine dönüştürür. Bu elektrik sinyalleri, işitme siniri yoluyla beyne iletilir. Beyinde, elektrik sinyalleri ses olarak algılanır.
Koklea, yaklaşık 3 cm uzunluğunda ve 1 cm çapındadır. Koklea, üç bölümden oluşur:
- Cochlea timpani: Bu bölüm, kokleanın en dış kısmıdır ve dış kulak yolundan gelen titreşimleri basilar membrana iletir.
- Cochlea media: Bu bölüm, kokleanın orta kısmıdır ve basilar membranı destekleyen yapılardan oluşur.
- Cochlea interna: Bu bölüm, kokleanın en iç kısmıdır ve basilar membranda bulunan reseptör hücrelerden oluşur.
- Fırçamsı hücreler: Fırçamsı hücreler, basilar membranın en üst kısmında bulunurlar. Yüksek frekanslı sesleri algılarlar.
- Basiler hücreler: Basiler hücreler, basilar membranın orta kısmında bulunurlar. Orta frekanslı sesleri algılarlar.
- Kısa tüylü hücreler: Kısa tüylü hücreler, basilar membranın en alt kısmında bulunurlar. Düşük frekanslı sesleri algılarlar.
Yarım daire kanalları:
Yarım daire kanalları, denge duyusuna hizmet eden üç kanaldır. Yarım daire kanalları, sıvı ile doludur. Vücudumuzun uzaydaki hareketleri, yarım daire kanallarındaki sıvının hareketine neden olur. Bu hareket, yarım daire kanallarındaki reseptörleri uyarır. Reseptörler, sinyaller gönderir ve bu sinyaller, denge siniri yoluyla beyne iletilir. Beyinde, sinyaller denge olarak algılanır.
Kulakta yer alan yarım daire kanalları, şunlardır:
- Horizontal kanal: Bu kanal, yatay düzlemde bulunur. Vücudumuzun sağa sola dönme hareketlerini algılar.
- Superior kanal: Bu kanal, dikey düzlemde bulunur ve başımızın öne ve arkaya dönme hareketlerini algılar.
- Posterior kanal: Bu kanal, dikey düzlemde bulunur ve başımızın aşağı ve yukarı dönme hareketlerini algılar.
Vestibül:
Vestibül, denge duyusuna hizmet eden bir yapıdır. Vestibül, iç kulağın orta kısmında yer alır ve içinde üç adet kese bulunur. Bu keselerde, sıvı ile dolu kanallar vardır. Vücudumuzun uzaydaki konumunu ve başımızın yönelimini algılayan reseptörler, bu kanallarda bulunur. Reseptörler, sinyaller gönderir ve bu sinyaller, denge siniri yoluyla beyne iletilir. Beyinde, sinyaller denge olarak algılanır.
İç kulağın görevleri şunlardır:
- İşitme: İç kulak, kulak zarından gelen titreşimleri elektrik sinyallerine dönüştürerek işitmeyi sağlar.
- Denge: İç kulak, vücudumuzun uzaydaki konumunu ve başımızın yönelimini algılayarak dengeyi sağlar.
İç kulağın herhangi bir hasarı, işitme kaybına veya denge problemlerine neden olabilir.
Kulakta yer alan vestibüller, şunlardır:
- Utriculus: Utriculus, vestibülün en büyük kesesidir. İçinde, sıvı ile dolu kanallar vardır. Vücudumuzun uzaydaki konumunu ve başımızın yönelimini algılayan reseptörler, bu kanallarda bulunur.
- Sacculus: Sacculus, vestibülün diğer kesesidir. İçinde, sıvı ile dolu kanallar vardır. Vücudumuzun yerçekimine göre konumunu algılayan reseptörler, bu kanallarda bulunur.
- Macula: Macula, utriculus ve sacculus'taki kanallarda bulunan reseptörlerdir. Sıvının hareketine tepki olarak sinyaller gönderirler. Bu sinyaller, denge siniri yoluyla beyne iletilir. Beyinde, sinyaller denge olarak algılanır.
İşitme yolu, aşağıdaki sırayla çalışır:
- Ses dalgaları, kulak kepçesi tarafından toplanır ve yönlendirilir.
- Ses dalgaları, dış kulak yolundan geçerek kulak zarına ulaşır.
- Kulak zarı, ses dalgalarını titreştirir.
- Örs, çekiç ve üzengi kemikleri, kulak zarından gelen titreşimi iç kulağa iletir.
- Koklea, iç kulakta bulunan ve işitme duyusuna hizmet eden bir yapıdır. Koklea'nın içinde basilar membran adı verilen bir yapı bulunur.
- Basiler membran, kulak zarından gelen titreşimi elektrik sinyallerine dönüştürür.
- Bu elektrik sinyalleri, işitme siniri yoluyla beyne iletilir.
- Beyinde, elektrik sinyalleri ses olarak algılanır.
Kulakla ilgili kavramlar
- İşitme siniri üzerinde büyüyen bir tümördür. Akustik nöroma, genellikle yavaş büyür ve genellikle belirti vermez. Ancak, bazı durumlarda işitme kaybı, baş dönmesi ve yüz felci gibi belirtilere neden olabilir.
- İşitme siniri.
- Tamamen işitme kaybı.
- Kulak kepçesi.
- Dış kulak. Dış kulak, kulak kepçesi, kulak kanalı ve kulak zarından oluşur.
- İç kulak. İç kulak, işitme ve denge duyularından sorumludur.
- Orta kulak. Orta kulak, kulak zarının arkasında bulunan ve kulak zarından işitme siniri sapına ses dalgalarını ileten bir boşluktur.
- Kulak. Kulak, üç bölüme ayrılır: dış kulak, orta kulak ve iç kulak.
- Kulak kepçesini oluşturan kıkırdak yapıdır.
- Orta kulakta bulunan ve kulak zarının arkasında bulunan bir boşluktur.
- Orta kulakta oluşan ve kulak zarını ve kemikleri tahrip edebilen bir tür kist veya kitledir.
- İç kulakta bulunan ve işitme duyusundan sorumlu olan bir yapıdır. Koklea, kıvrımlı bir tüp şeklindedir ve içinde titreşimli sıvı ve duyma siniri bulunur.
- Sağırlık
- Kulak kiri bezleri
- Orta kulakta bulunan kemiktir. Diğer adı örstür.
- Kulak memesi
- Orta kulakta bulunan kemiktir. Diğer adı çekiçtir.
- Kulak zarı
- Meniere hastalığı, iç kulakta aşırı sıvı birikiminden kaynaklanan bir bozukluktur. Bu bozukluk, baş dönmesi, işitme kaybı ve çınlamadan sorumludur.
- Küçük kulak
- Kulak zarı
- Kulak zarı iltihaplanması
- Kulak zarının delinmesi işlemi.
- Orta kulakta bulunan ve ses dalgalarını iç kulağa ileten üç küçük kemiktir. Bu kemikler, çekiç (malleus), örs (incus) ve üzengi (stapes) olarak adlandırılır.
- Kulak ağrısı.
- Dış kulak iltihabı. Dış kulak iltihabı, genellikle kulak kanalına su kaçması veya enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkar. Bu durum, kulak ağrısı, kaşıntı ve kızarıklık ile görülür.
- İç kulak iltihabı. İç kulak iltihabı, genellikle bakteriyel veya viral bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bu durum, baş dönmesi, işitme kaybı ve denge kaybı ile görülür.
- Orta kulak iltihabı. Orta kulak iltihabı, genellikle bir üst solunum yolu enfeksiyonunun bir komplikasyonu olarak ortaya çıkar. Bu durum, kulak ağrısı, ateş ve işitme kaybı ile görülür.
- Kulak kepçesinin yeniden şekillendirilmesi işlemi.
- Kulak kepçesinin anormal büyümesi.
- Kulak kepçesinin şeklini değiştirmek için yapılan cerrahi işlem.
- Kulak kanaması.
- Kulak akıntısı.
- Orta kulaktaki kemiklerin sertleşmesi durumudur. Otoskleroz, genellikle işitme kaybına neden olur.
- Kulak kepçesinin kıkırdağının iltihaplanması.
- Yaşlanma ile birlikte ortaya çıkan işitme kaybı.
- İşitme siniri veya iç kulakta meydana gelen hasar nedeniyle ortaya çıkan işitme kaybı.
- Orta kulakta bulunan kemiktir. Diğer adı üzengidir.
- Kulaklarda çınlama veya uğultu hissi.
- Orta kulağı boğaza bağlayan tüp.
- Kulak zarına bir delik açılması işlemi.
- Kulak zarının ve orta kulağın incelenmesi için yapılan cerrahi işlem.
- İç kulakta yer alan denge sinirinin iltihaplanması. Bu durum, baş dönmesi, denge kaybı ve mide bulantısı ile görülür.
- İç kulakta bulunan ve denge duyusundan sorumlu olan yapı.
Tat organı dildir.
Dilde yaklaşık 10.000 adet tat tomurcuğu bulunur.
Tat duyusu iki kranial sinir vasıtasıyla beyine taşınır:
dilin 2/3 ön bölümü tat duyusu ( n. Facialis )
dilin 1/3 arka bölümü tat duyusu ( n. Glossopharyngeus )
Tat duyusu beyindeki tat merkezinde değerlendirilir. Dilin değişik bölümünde bulunan papillalar içinde yerleşik halde bulunurlar.
Bu yapılara tad tomurcuğu adı verilir. Büyük kısmı dilin üst kısmında bulunur ve epiglota , özafagus ve üst bölümlerde bulunabilir.
Tad tomurcukları bir kimyasal reseptördür.
Tad tomurcukları ile alınan tat duyusu Cranial sinirler ile beyne taşınır ve beyinde değerlendirilir.
Tad alma işi ile görevli organlar dilin mukoza örtüsü içinde bulunurlar.
- Uç kısım: tatlı
- Arka kısmı : acı
- Ön yan kenar : tuzlu
- Arka yan kenar : ekşi
·
- concha nasalis superior
- concha nasalis media
- concha nasalis inferior
- meatus nasi superior
- meatus nasi inferior
Concha nasalis superior, inferior ve media'nın görevleri şunlardır:
- Burun boşluğunun havalandırılmasını sağlar.
- Burun boşluğunun ısıtılmasını sağlar.
- Burun boşluğunun nemlendirilmesini sağlar.
- Sesin rezonansına yardımcı olur.
Kafatasında bulunan sinüsler
- sinus frontalis
- Alın kemiği içinde yer alan bu sinüsler, gözün üst kısmındaki alın bölgesinde bulunur. Görevleri arasında hafifletici etkisi olan kemik yapısıyla kafatasının ağırlığını azaltmak, burun mukozasını nemlendirmek ve solunan havayı temizlemek bulunur.
- sinus ethmoidalis
- Göz çukurlarının hemen altında, burunun orta bölgesinde bulunan bu sinüsler, zararlı maddelerin hava yollarına ulaşmasını engellemek, burunun işlevselliğini artırmak ve kafatası kemiklerinin hafifletilmesine katkıda bulunmak gibi görevlere sahiptir.
- sinus sphlenoidalis
- Kafatasının arka bölgesinde, göz çukurları ve burun arasında bulunan bu sinüsler, kafatasının hafif olmasına yardımcı olur ve burun mukozasını nemli tutar.
- sinus maxillaris
- Üstçenede yer alan bu sinüsler, yanak bölgesinde bulunur. Görevleri arasında yüz kemiklerinin hafifletilmesi, burunun nemli kalmasına yardımcı olmak ve solunan havayı temizlemek bulunur.
Burun boşluğunun 1/3 üst-arka bölümünde yer alan regio olfactoria’da 25 milyon koku reseptörü bulunur.
Reseptörlerce alınan koku duyusu n. olfactorius vasıtasıyla beyine taşınır ve oradaki koku merkezinde yorumlanır.
Koku hücre veya reseptörleri concha nasalis superior’un üst kısmı , burun boşluğu tavanı ve burun bölmesi ( septum ) üst kısmını örten mukozada bulunur.
Koku yolları 1. Nöronu regio olfactoria’da bulunur.
Koku ile ilgili kavramlar
Acoustik rhinometry (akustik rinometri)
- Burnun iç yapısını ölçmek için kullanılan bir yöntemdir. Akustik rinometri, burun içinden ses dalgaları göndererek ve yansımalarını ölçerek burun boşluğunun boyutlarını belirler.
Anosmia (anozmi)
- Koku alma duyusunun tamamen veya kısmen kaybıdır. Anosmi, sinüs enfeksiyonları, travma, kanser veya bazı ilaçlar gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir.
Cerebrospinal fluid rhinorrhea (serebrosipinal fluid rinore)
- Beyin ve omurilik sıvısının burundan sızmasıdır. Serebrospinal fluid rinore, genellikle travma veya beyin ameliyatı gibi kafatası yaralanmalarından kaynaklanır.
Concha nasalis
- Burnun iç kısmında bulunan kemik veya kıkırdak çıkıntılardır. Concha nasalis, havayı filtrelemeye ve ısıtmaya yardımcı olur.
Cottle test (kotıl testi)
- Burun nefes yolunun açıklığını ölçmek için kullanılan bir testtir. Cottle testi, burun içine bir balon yerleştirilerek ve balonun şişirilmesi sırasında burun nefes basıncının ölçülmesiyle yapılır.
Naris
- Burun deliğidir.
Nasal cavity
- Burnun iç boşluğudur. Nasal cavity, havanın vücuda girmesine ve çıkmasına izin verir.
Nasal septum
- Burnu iki bölmeye ayıran kemik veya kıkırdak yapıdır. Nasal septum, havanın iki burun deliğinden eşit şekilde akmasına yardımcı olur.
Nasal speculum
- Burun deliklerini açık tutmak için kullanılan bir alettir. Nasal speculum, burun muayenesi ve tedavisi sırasında kullanılır.
Nasal valve - burun valfı
- Burnun en dar yeri olan ve havanın akciğerlere girmesini düzenleyen bir yapıdır. Nasal valve, burundan nefes vermeye yardımcı olur.
Nose / Nasus / rhino
- Burun anlamına gelir.
olfaktometre - olfactometer
- Koku duyusunu ölçmek için kullanılan bir cihazdır. Olfaktometre, çeşitli kokuların yoğunluğunu ölçerek kişinin koku alma duyusunun ne kadar iyi olduğunu belirler.
olfaktometri - olfactometry
- Koku duyusunun ölçülmesidir. Olfaktometri, çeşitli tıbbi durumlarda koku alma duyusunun kaybını veya azalmasını tespit etmek için kullanılır.
Os nasale
- Burun kemiğidir. Os nasale, burunun şeklini ve yapısını belirler.
Politzer test (politzer testi)
- Kulak ve burun arasındaki östaki kanalının açıklığını ölçmek için kullanılan bir testtir. Politzer testi, hastanın burnuna balonla üflenerek ve östaki kanalından geçen havanın sesini dinleyerek yapılır.
Regio olfactoria - koku alma bölgesi
- Burnun üst kısmında bulunan ve koku alma hücrelerini içeren bölgedir. Regio olfactoria, havadaki koku moleküllerini algılamaya ve kokuları beyne iletmeye yardımcı olur.
regio respiratoria - solunum bölgesi
- Burnun alt kısmında bulunan ve hava yolunu içeren bölgedir. Regio respiratoria, havanın filtrelenmesine ve ısıtılmasına yardımcı olur.
respirametre - respirometer
- Solunumu ölçmek için kullanılan bir cihazdır
Tat organı dildir.
Dilde yaklaşık 10.000 adet tat tomurcuğu bulunur.
Tat duyusu iki kranial sinir vasıtasıyla beyine taşınır:
dilin 2/3 ön bölümü tat duyusu ( n. Facialis )
dilin 1/3 arka bölümü tat duyusu ( n. Glossopharyngeus )
Tat duyusu beyindeki tat merkezinde değerlendirilir. Dilin değişik bölümünde bulunan papillalar içinde yerleşik halde bulunurlar.
Bu yapılara tad tomurcuğu adı verilir. Büyük kısmı dilin üst kısmında bulunur ve epiglota , özafagus ve üst bölümlerde bulunabilir.
Tad tomurcukları bir kimyasal reseptördür.
Tad tomurcukları ile alınan tat duyusu Cranial sinirler ile beyne taşınır ve beyinde değerlendirilir.
Tad alma işi ile görevli organlar dilin mukoza örtüsü içinde bulunurlar.
- Uç kısım: tatlı
- Arka kısmı : acı
- Ön yan kenar : tuzlu
- Arka yan kenar : ekşi
·


.png)





.png)