⭐ Haftanın Konusu

İskelet Sisteminin Temelleri ve Kemik Yapıları

Dersi İncele
🔥 Çok Okunan

Hücre Fizyolojisi: Organeller Nasıl Çalışır?

Okumaya Başla
💡 Bunu Biliyor muydun?

Mikrobiyoloji Dünyası: Bakteriler ve Virüsler

Keşfet

Anatomi Genital

 

Kadın iç genital organları;

Ovarium Tuba uterina Uterus Vagina mons pubis labium majus pudendi labium minus pudendi clitoris vestibulum vaginae bulbus vestibuli gl. vestibularis major (Bartholin bezi) gl. vestibularis minor

  • Ovarium
  • Tuba uterina
  • Uterus
  • Vagina

1-Ovarium (Fossa ovarica ) 

  • 3, 5  cm boyutlarında ve  4-6 gr ağırlındadır. Erkeklerdek testislerin homoloğudur. Ovaryum’un yan yüzü fossa ovarica içinde pelvis duvarına dayanmıştır. Fossa ovarica’nın sınırlarını yukarıda arteria iliaca externa, aşağıda ise lig. Latum uteri yapar. Arka tarfta ise üreter’e kadar uzanır.
  • Facies lateralis
  • Facies medialis
  • Margo anterior (mesovaricus)
  • Margo posterior (liber)
  • Extremitas superior (tubaria)
  • Extremitas inferior (uterina)

Ovarium'un ligamentleri

  • Mesovarium
  • Lig. Ovarii proprium
  • Lig. suspensorium ovarii
  • Lig. ovarii proprium aracılığı ile  uterus yan duvarına bağlanır. Düz kas ve elastik lifler içerir.
  • Lig. suspensorium ovarii ile de aditus pelvis’te pelvis yan duvarlarına bağlanır

2-Tubae uterina

  • 10 cm uzunluğunda, 3 mm çapındadır . Lig. latum uteri’nin iki katmanı arasında yer alır
  • Ostium abdominale tubae uterina
  • Ostium uterinum tubae utarinae
  • Ovarium’dan çıkan  yumurtayı uterus’a taşır.
  • Isthmus tubae uterinae: En dar bölümüdür.
  • Ampulla tubae uterinae: Isthmus’a göre daha kalındır.
  • Spermium ovum’u genellikle burada döller.
  • Infundibulum tubae uterinae: Tuba uterina’nın en geniş bölümüdür.
  • Huni şeklindedir. Huninin kenarında fimbriae tubae uterinae denilen saçaklar bulunur.

3-Uterus

  • Abdominal bölümü tuba uterina’lar ile, pelvik bölümü vagina ile birleşir.
  • Yapı ve fonksiyon bakımında corpus uteri ve cervix uteri olmak üzere iki bölümden oluşur.
  • Bu iki bölüm arasında isthmus uteri denilen bir ara bölüm vardır.
  • Bu bölüm iç yüzde canalis cervicis ile uterus boşluğunun birleşme yerine uyar.
  • Tuba uterina’ların bağlandığı yerin yukarısında kalan bölümüne fundus uteri denir.
  • Cervix uteri , isthmus ile vagina arasında kalan bölümdür.
  • Vagina’nın içine sokulmuş durumdadır.

Uterus

  • Endometrium
  • Myometrium
  • tunica subserosa
  • perimetrium

4-Vagina

Cervix uteri ile vulva arasında, oblik olarak uzanan fibromuskuler  bir yapıdır.  Ön tarafında mesane, arka tarafında rektum bulunur. Önde 8 cm ve arkada 10 cm şeklindedir.

vajina kısımları;

  • pars lateralis
  • pars anretior
  • pars posterior

Hymen vaginae 

  • Perde anlamına gelmektedir.  Halk arasında kızlık zarı olarak bilinir ve Ostium vaginae’yı kısmen kapatan bir mukozal tabakadır.


Kadın dış genital organları

mons pubis labium majus pudendi labium minus pudendi clitoris vestibulum vaginae bulbus vestibuli gl. vestibularis major (Bartholin bezi) gl. vestibularis minor
Kadın dış genital organları- Vulva ( pudendum femininum );

  • mons pubis
  • labium majus pudendi
  • labium minus pudendi
  • clitoris
  • vestibulum vaginae
  • bulbus vestibuli
  • gl. vestibularis major (Bartholin bezi)
  • gl. vestibularis minor

1-Mons pubis 

  • Symphysis pubica’nın önünde, orta hatta, derialtı yağ dokusunun fazlalaşması sonucu oluşmuş kabarıklıktır. Erişkinde bu bölgede pubes olarak adlandırılan kıllar bulunur.

2-Labium majus pudendi 

  • Mons pubis’ten aşağı, arkaya doğru uzanan deri katlantısıdır. Erkeklerdeki scrotum derisinin karşılığıdır

Rima pudendi (iki dudak arasında kalan açıklık)

3-Labium minus pudendi 

  • Labium majus’lar arasında kalan iki küçük deri katlantısıdır. Penis derisinin karşılığıdır. Yağ doku içermez. Dış yüzü deri ile örtülüdür, ancak stratum corneum tabakası bulunmaz.
  • Önde clitoris’ten başlar Arkada frenulum labiorum pudendi ile birleşir
  • İç yüzü, vagina mukozasına benzer bir mukoza ile kaplıdır. 
  • Bol miktarda duyusal reseptör içerir. Ön uçları çatallıdır, çatalın ön-dış kolları clitoridis’in ön tarafında birleşerek preputium clitoridis’i, arka-iç kolları ise birleşerek frenulum clitoridis’i oluştururlar. 
  • Dış yüzlerinde kıl ve ter bezi bulunmaz, yağ bezleri bulunur.

4-Clitoris

  • Erkekteki penis’in karşılığıdır.  Vulva'nın üst ucunda küçük dudakların birleşim yerinde yer alır .

5-Vestibulum vaginae 

  • Labium minus pudendi’ler arasında kalan aralıktır. Buraya ostium vaginae ile ostium urethrae externum açılır. Çok sayıdaki gl. vestibularis minoris’lerin kanalları ostium vaginae ile ostium urethrae externum arasına açılır.
  • Ostium vaginae ile frenulum labiorum pudendi arasındaki sığ çukura fossa vestibuli vaginae denir.

6-Bulbus vestibuli 

  • Ostium vagina’nın iki yanında yer alan erektil yapıdır. Erkeklerdeki corpus spongiosum penis’in arka bölümünün karşılığıdır.
  • Önde glans clitoridis’in yapısına karışırlar M. bulbospongiosus, alt yüzlerini örter.
  • Üst yüzleri diaphragma urogenitale’ye yapışıktır.Arka uçları birbirleri ile temas etmez, gl. vestibularis major ile komşuluk yapar.

7-Glandula vestibularis major (Bartholin Bezleri) 

  • Ostium vaginae’nın yanlarında bulbus vestibuli’nin arkasında bulunur Kanalı sulcus nymphohymenalis’e açılır . Coitus sırasında vagina’nın ıslaklık ve kayganlığını arttırır.

8-Gl. vestibulares minores 

  • Vestibulum vagina’nın duvarında bulunur ve buraya açılır.


Kadınlarda menstruasyon döngüsü

Kadınlarda menstruasyon döngüsü, hormonal değişimlere bağlı olarak her ay düzenli olarak tekrarlanan bir dizi olaydır. Kadınlarda menstruasyon döngüsü bireyden bireye değişiklik gösterebilir, ancak genellikle 21 ila 35 gün arasında sürer. Bu döngü, bir adet döneminden (adet kanaması) diğerine kadar geçen süreyi ifade eder. İdeal olarak, birçok kadının menstruasyon döngüsü 28 gündür, ancak bu normal bir varyasyondur. İşte kadınlarda menstruasyon döngüsünü bilimsel bir şekilde maddeler halinde açıklayan genel bir bakış:

Follikül Fazı:
Menstruasyon döngüsü, adet kanamasının başlangıcıyla başlar.
Bu fazda, hipotalamus, gonadotropin salgılayan hormonları (GnRH) salgılar.
GnRH, hipofiz bezini uyararak follikül uyarıcı hormonu (FSH) ve luteinleştirici hormonu (LH) salgılamasını tetikler.
FSH, ovaryumda bulunan birkaç follikül hücresinin gelişimini başlatır.

Ovülasyon (Yumurtlama) Fazı:
FSH, bir follikülün olgunlaşmasını ve östrojen üretimini teşvik eder.
Östrojen, endometriumun (rahim iç tabakası) kalınlaşmasına ve yumurta (ovum) olgunlaşmasına katkıda bulunur.
Ovülasyon genellikle menstruasyon döngüsünün ortalarında meydana gelir.
LH'nin artan seviyeleri, olgunlaşan follikülün yüzeyini deler ve olgunlaşmış yumurtanın serbest bırakılmasına neden olur.

Luteal Faz:
Ovülasyon sonrasında boşalan follikül, korpus luteum adı verilen bir yapıya dönüşür.
Korpus luteum, progesteron ve östrojen üreterek endometriyumun daha da kalınlaşmasına ve gebeliğe hazırlık yapmasına yardımcı olur.
Eğer gebelik olmazsa, korpus luteum geriler ve progesteron ve östrojen seviyeleri düşer.
Hormonal düşüş, endometriyumun soyulmasına ve menstruasyonun başlamasına yol açar.

Menstruasyon (Adet) Fazı:
Korpus luteumun gerilemesi sonucunda östrojen ve progesteron seviyeleri düşer.
Endometriyum soyulur ve rahim iç tabakasının bir kısmı atılır.
Bu atılma, adet kanaması olarak adlandırılır ve menstruasyon döngüsünün başlangıcını oluşturur.

Döngü Sonrası:
Menstruasyon döngüsü sonrasında, hormon seviyeleri düşer ve yeni bir döngü başlar.
Eğer gebelik gerçekleşirse, korpus luteum korunur ve hormonal destek devam eder.
Bu maddeler, kadınlarda tipik bir menstruasyon döngüsünün ana hatlarını temsil eder. Ancak, bireyden bireye değişiklik gösterebilecek çeşitli faktörlere bağlı olarak döngü uzunluğu ve süreci değişebilir.

Oogenez 


Oogenezi, kadın üreme hücreleri olan yumurtaların oluşumu sürecini ifade eder. İşte oogenezi sürecini bilimsel bir şekilde maddeler halinde açıklayan bir genel bakış:

Germ Hücresi Gelişimi:
Oogenezi, embryonal gelişim sırasında başlar.
Kadın embriyosundaki primordial germ hücreleri, gonadlara (yumurtalıklar) göç eder.

Primordial Follikül Oluşumu:
Gonadlardaki primordial germ hücreleri, primordial folliküller adı verilen yapıları oluşturur.
Her bir primordial follikül, bir oosit (yarı olgunlaşmış yumurta hücresi) ile çevrili birkaç hücreden oluşur.

Oogonyum Dönemi:
Embriyonik dönemde, oogonyumlar adı verilen hücreler, primordial folliküllerin içinde çoğalmaya başlar.
Bu hücreler, mitoz bölünme yoluyla çoğalarak daha fazla oogonyum oluşturur.

Mayoz I - Meioz I:
Puberte döneminde, oogonyumlar meyvotik bölünme olan meioz I'e başlar.
Bu süreç sonucunda her oogonyum, bir primer oosit ve birinci poler hücresi oluşturur.
Primer oosit, bu aşamada donar ve genellikle ovulasyon (yumurtlama) zamanına kadar bekler.

Primordial Follikül Dönemi:
Primer oosit, primordial folliküllerin içinde bekler.
Primordial folliküller, primordial follikül hücreleri ve oosit arasında bir koruma sağlar.

Mayoz II - Meioz II:
Ovulasyon zamanında, primer oosit meyvotik bölünme olan meioz II'ye başlar.
Bu aşamada, bir oosit ve ikinci poler hücresi oluşur.
İkinci poler hücresi genellikle küçük ve işlevsizdir.

Fertilizasyon ve Tam Olgunlaşma:
Eğer bir sperm hücresi ile birleşirse, oosit tamamen olgunlaşır.
Bu birleşme, fertilizasyon olarak adlandırılır ve zigotu oluşturur.

Oositlerin Atılması:
Eğer fertilizasyon gerçekleşmezse, olgunlaşan oosit genellikle menstruasyon sırasında atılır.
Bu süreç, kadın üreme hücrelerinin oluşumunu temsil eder. Oogenezi süreci, bir kadının hayatı boyunca devam eder, ancak genellikle belirli bir yaşa kadar devam eder. Bu süreç, hormonal düzenlemeler ve çeşitli faktörlere bağlı olarak düzenlenir.


Kadın üreme sistemi üzerinde etkili hormonlar

Follikül Fazı:

FSH:
  • Ovaryumda bulunan follikül hücrelerini uyarır.
  • Follikül gelişimine başlamasını sağlar.
  • Follikül içindeki oositin olgunlaşmasına katkıda bulunur.
LH:
  • Ovülasyonu (yumurtlama) başlatır.
  • Olgunlaşan follikülün yüzeyini delerek olgun yumurtanın serbest bırakılmasını sağlar.
  • Korpus luteumun oluşumunu başlatır.

Luteal Faz:

FSH ve LH:
  • Korpus luteumun sürdürülmesine yardımcı olur.
  • Progesteron ve östrojen üretimini destekler.
  • Gebelik gerçekleşmezse, korpus luteum geriler ve adet dönemi başlar.


Erkek iç genital organlar

testis          epididymis ductus deferens vesicula seminalis        prostata (gl. prostatica) ductus ejaculatorius gl. bulbourethralis (Cowper) funiculus spermaticus testis scrotum kesesi

  1. testis         
  2. epididymis
  3. ductus deferens
  4. vesicula seminalis       
  5. prostata (gl. prostatica)
  6. ductus ejaculatorius
  7. gl. bulbourethralis (Cowper)
  8. funiculus spermaticus 


1-Testis (orchis) 

  • Funiculus spermaticus tarafından scrotum’un içinde asılmış olan oval şekilli bir organdır.
  • Facies lateral ve facies medialis olmak üzere iki yüzü,  Margo anterior ve margo posterior’u Extremitas superior ve inferior’u vardır.

2-Epididymis 

  • Testis’in arka-dış kısmında bulunan bir kanallar yumağıdır.
  • Spermium'lar olgunlaşmalarının son safhasını burada tamamlarlar ve burada depolanırlar
  • Epididymis'in damar ve sinirleri testislerle aynıdır.

3-Ductus deferens 

  • Ductus defrens epididymis’in devamıdır
  • Sadece iletim görevi vardır . Önce kıvrıntılı daha sonra da düz bir seyirle epididymis’in arka ve medial kısmında yukarı doğru uzanır.
  • Funiculus spermaticus içinde yukarı çıkar ve canalis inguinalis içinden geçerek karın boşluğuna girer.
  • Anulus inguinalis profundus’ta funiculus spermaticus’u oluşturan diğer yapılardan ayrılır.
  • Karın boşluğuna girer girmez  a., v. epigastrica inferior’u üst-dış taraftan çaprazlar.
  • Sonra iliac damarların önünden geçerek pelvis’e girer.
  • Pelvis yan duvarında aşağı doğru iner.
  • Seyri sırasında ductus deferens ile periton arasında hiçbir yapı bulunmaz.
  • Seyri sırasında a. umbilicalis’in pars occlusa’sını, a., v. obturatoria’yı, n. obturatorius’u ve aa., vv. vesicales superores’i çaprazlar.
  • Mesane’nin arka alt yüzünde ureter’i çaprazlar, bu bölümü ampulla olarak adlandırılır.
  • Bu bölüm, diğer bölümlerine göre daha geniş ve kıvrıntılıdır.
  • Daha sonra alt ucu daralır ve vesicula seminalis’in kanalı olan ductus excretorius ile birleşerek ductus ejaculatorius’u oluşturur.

4-Vesicula seminalis 

  • Mesane’nin arka yüzü ile rektum arasında yer alır. Fibromusculer bir kılıfla sarılmış durumdador.
  • spermlerin yaşamasını sağlayan ve hareketlerini arttıran bir salgısı vardır.
  • Büyümelerinde rektal muayene ile palpe edilebilirler
  • Bu bezin yukarıda bulunan tabanı, ureter’in son kısmı ile, aşağıda bulunan tepesi ise prostat ile komşudur.
  • Her biri birbirinin içine geçmiş kesecikler, kıvrımlar ve girintiler oluşturmuş, tek bir kanaldır.
  • İç kenarı boyunca ampulla ductus deferentis ilerler

5-Prostata 

  • Erkek genital sisteminin en büyük aksesuar bezidir.
  • Pelvis minor’de, mesane’nin alt tarafında, diaphragma urogenitale’nin üstünde ve ampulla recti’nin önünde bulunan, fibromusküler doku içine yerleşmiş glandular yapıdan oluşan bir organdır.
  • Facies inferolateralis m. levator ani ile komşuluk yapar.
  • Bu kasın medialde bulunan lifleri prostatın altından geçer ve m. levator prostate adını alır.
  • Ejakulat'ın büyük bölümü prostat salgısıdır.
  • Bazik karakterde olup vagina'daki asit ortamı nötralize ederek spermlerin optimal düzeyde yaşayacağı bir ortam sağlar.
  • Ejakulasyon esnasında ara dokuda bulunan düz kasların kasılmasıyla, urethra'ya açılan birçok küçük deliklerden ifraz edilir.

6-Ductus ejaculatorius 

  • Utriculus prostaticus’un deliğinin yan taraflarına bulunur.

7-Glandula bulbourethralis  (Cowper bezleri) 

  • Urogenital diaphragma içerisinde bulunurlar.  Pars membranacea urethra'nın dış-arka tarafında yerleşmişlerdir.
  • Ductus gll. bulbourethralis urethra'nın spongioz kısmının proksimal bölümüne açılırlar.
  •  Salgısı müköz yapıda olup sperma’nın mukoid kıvamını sağlar.
  • Damar ve sinirleri prostat bezi ile aynıdır.

8-Funiculus spermaticus 

  • Anulus inguinalis profundus’tan, testis’in arka kenarına kadar uzanan 15-20 cm uzunluğunda bir kordondur. Funiculus spermaticus, testislerin yukarı ve arka tarafında başlar ve inguinal kanaldan geçerek skrotuma doğru ilerler. İnguinal kanal, karın duvarı ile skrotum arasında yer alan bir kanaldır.
  • Funiculus spermaticus'un görevleri şunlardır:
    • Testisleri karın boşluğundan skrotuma taşır.
    • Testisleri kanla, sinirlerle ve lenf ile besler.
    • Spermlerin testislerden üretraya taşınmasını sağlar.

Erkek dış genital organlar

  • Scrotum
  •  Penis

1-Scrotum

Scrotum, karın duvarının testisler tarafından dışarıya doğru itilerek sarkıtılmasından meydana gelmiştir.  Sol yarısı sağa oranla daha aşağıda bulunur.

Scrotum'un katları

       ·          Deri (ince, pigmentli ve kıllı)

       ·          Tunica dartos (fascia ve düz kas lifleri)

       ·          Fascia spermatica externa (m.obliquus externus abdominis’in aponeurozu)

       ·          Fascia cremasterica ve m.cremaster

       ·          Fascia spermatica interna (fascia transversalis’in devamıdır)

       ·          Tunica vaginalis (periton uzantısı)

m. cremaster : Scrotum’un ısısı karın içi ısıdan yaklaşık 3 derece daha azdır. Bu ısı farkı da spermatogenez için uygun ortamı sağlar. 

2-Penis bölümleri

  • radix penis (pars fixa)
  • corpus penis 
  • dorsum penis 
  • facies urethralis
  • corpus cavernosum penis
  • corpus spongiosum penis

 

Radix penis = 2 crus penis + bulbus penis

Radix penis, yüzeyel perine aralığında yer alır. Her iki tarafın crus'ları ile  onların arkasındaki bulbus penis ve bunları saran kaslardan oluşmuştur.

Crus'ların etrafı m.ischiocavernosus Bulbus penis ise m. bulbospongiosus tarafından sarılmıştır.

Crus penis’ler ve bulbus penis erektil doku içerir.

Her bir crus penis tuber ischiadicum’un hemen önünde kendisine komşu olan ramus ischii’nin iç yüzünün aşağısına tutunur.

Symphysis pubica’nın alt kenarında iki crus penis biraz genişleme gösterir ve aşağı-öne doğru bir kavis yaparak corpus cavernosum penis’i oluşturur.

Crus penis’lerin üzeri  m. ischiocavernosus ile örtülmüştür.

Bulbus penis, iki crus penis arasında yer alır ve fascia diaphragmatis urogenitalis inferior’a sıkıca tutunur.

Bulbus penis ön tarafa doğru bir kavis yaparak corpus spongiosum ile devam eder.

Bulbus penis’in genişlemiş olan arka tarafı üstten urethra masculina tarafından delinir.

Corpus penis, penis’in hareketli kısmıdır.  İki corpus cavernosum penis ve corpus spongiosum penis’den oluşur.

Bu yapılar crus penis ve bulbus penis’in devamıdır.

Corpus penis üzerinde radix penis’e yakın bölümlerde m. bulbospongiosus’a ait birkaç kas lifi ve crus penis’leri çevreleyen m. ischiocavernosus dışında kas bulunmaz.

Corpus spongiosum penis, urethra’nın pars spongiosa’sının bulunduğu bölümdür.

 Distal uçta corpus spongiosum genişleyerek glans penis’i oluşturur.

Penis derisi koyu renkli ve incedir. Derindeki yapılara gevşek olarak bağlandığı için kolayca hareket ettirilebilir. 

Ereksiyon 

  • Parasempatik sistemin etkisiyle olur.  Medulla spinalis'in S2-S4. segmentlerinde bulunan ereksiyon merkezlerinden çıkan PS lifler plexus pelvicus (pl. hypogastricus inferior)'da nöron değiştirdikten sonra  nn. errigentes (nn. splanchnici pelvici) vasıtasıyla penis damarlarına gelip vazodilatasyona neden olurlar. Corpus cavernosum ve corpus spongiosum'a fazla miktarda kan gelir ve penis büyür.
  • Tunica albuginea'nın elastikiyeti olmadığından kan basıncı bunları özellikle corpus cavernosum'ları sertleştirir.
  • Ven plexus'ları basınç altında kaldıklarından sıkışırlar ve bu durum kanın geriye gitmesini azaltır.
  • m. bulbospongiosus ve m. ishiocavernosus’un kasılması da venöz dolaşımı inhibe ederek ereksiyona yardım eder.
  • Ereksiyon sırasında corpus spongiosum kanla dolarak genişler.
  • Ancak tunica albuginea'sı ince ve esnek olduğundan tam olarak sertleşmez.
  • Bu ejakulasyonun engellenmemesini sağlayan fonksiyonel bir durumdur.

Ejakulasyon 

  • Sempatik aktivitenin sonucudur. Merkezi L1-L2 segmentlerde bulunur ve PS'lerle aynı yolu takip ederek iç ve dış genital organlara gelir.
  • Ejakulasyon, refleks olarak kasılan m.ischiocavernosus ve m.bulbocavernosus'un katılmasıyla kesik-kesik gerçekleşir.

spermin yapısı

Sperm, erkek üreme hücresidir. Sperm hücreleri, testislerde üretilir ve meniyle birlikte penis yoluyla dışarı atılır. Sperm hücresinin görevi, yumurta hücresini döllemektir.

Sperm hücresi, baş, boyun, orta kısım ve kuyruk olmak üzere dört kısımdan oluşur.

Baş kısmı, sperm hücresinin en önemli kısmıdır. Baş kısmında, sperm hücresinin genetik materyalini içeren çekirdek bulunur. Ayrıca, yumurta hücresini döllemesi için gerekli enzimleri içeren akrozom adı verilen bir yapı da bulunur.

Boyun kısmı, baş ve orta kısım arasında yer alır. Boyun kısmı, sperm hücresinin hareketini sağlayan mikrotübülleri içerir.

Orta kısım, sperm hücresinin gövdesini oluşturur. Orta kısım, sperm hücresinin enerji kaynağı olan mitokondriyaları içerir.

Kuyruk kısmı, sperm hücresinin hareketini sağlayan en önemli kısımdır. Kuyruk kısmı, sperm hücresinin ileri doğru hareket etmesini sağlayan hareketli bir yapıdır.

Normal bir sperm hücresinin boyutu yaklaşık 50 mikrometredir. Sperm hücresinin uzunluğu, baş kısmının uzunluğunun 20-30 katı kadardır.

Sperm hücresinin yapısı, sperm hücresinin döllenme yeteneğini belirler. Sperm hücresinin baş kısmı, yumurta hücresinin kabuğunu delecek kadar güçlü olmalıdır. Ayrıca, sperm hücresinin kuyruk kısmı, sperm hücresinin yumurta hücresine doğru hareket etmesini sağlayacak kadar güçlü olmalıdır.

Sperm hücresinin yapısı, çeşitli faktörlerden etkilenebilir. Bu faktörler arasında, beslenme, yaşam tarzı ve çevresel faktörler yer alır.

Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve stresten uzak bir yaşam tarzı, sperm hücresinin yapısını ve kalitesini iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Sperm hücresinin yapısını etkileyebilecek bazı çevresel faktörler arasında, sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı ve bazı ilaçlar yer alır.

spermin yapısında bulunanlar;
  1. akrozom
  2. çekirdek
  3. sentriol
  4. mitekondri
  5. kamçı



Sperm üretimi, erkek üreme sisteminden sorumlu olan testislerde gerçekleşir ve kompleks bir süreçtir. İşte spermin üretim aşamalarını bilimsel bir şekilde maddeler halinde açıklayan bir genel bakış:

Spermatogenez Başlangıcı:
  • Ergenlik döneminde başlar.
  • Testislerdeki spermatogon adı verilen hücreler, sperm üretiminin başlangıcını oluşturur.
  • Spermatogonlar, mitoz bölünme yoluyla çoğalır.

Spermatositlerin Oluşumu:
  • Spermatogonlar, primordial spermatositlere diferansiye olur.
  • Primordial spermatositler, mayoz I bölünmesi geçirirler ve iki sekonder spermatosite dönüşür.

Mayoz I Bölünmesi:
  • Mayoz I bölünmesi sırasında, primordial spermatositlerin kromozom sayısı yarıya düşer.
  • Bu bölünme, genetik çeşitliliği arttırarak farklı sperm hücrelerinin oluşumunu sağlar.

Sekonder Spermatositlerin Oluşumu:
  • Mayoz I'in ardından, sekonder spermatositler oluşur.
  • Sekonder spermatositler, daha küçük ve genç spermlere dönüşen mayoz II'yi geçirir.

Mayoz II Bölünmesi:
  • Sekonder spermatositler, mayoz II bölünmesi sırasında kromozom sayısını daha da yarıya düşürür.
  • Her bir sekonder spermatosit, iki spermatide dönüşür.

Spermiyogenez:
  • Spermatitler, spermatogenez sürecinden geçerek olgun spermatozoonlara (sperm hücreleri) dönüşür.
  • Bu süreç, spermin ana bileşenlerini içeren bir dizi morfolojik değişiklik içerir.

Spermatozoon Oluşumu:
  • Spermatitler, baş, boyun ve kuyruk gibi bölümlere ayrılan spermatozoonlara dönüşür.
  • Baş bölgesi, hücrenin çekirdeğini içerir; boyun, mitokondrileri içerir; kuyruk ise hareketi sağlar.

Sperm Maturasyonu:
  • Testislerde olgunlaşan spermatozoonlar, epididimis adı verilen bir boru sisteminde depolanır ve burada maturasyon sürecini tamamlarlar.
  • Epididimis içinde spermatozoonlar, hareket yeteneklerini kazanır ve dölleyici özelliklerini geliştirir.

Sperm Depolanması ve Boşalma:
  • Olgunlaşan spermatozoonlar, boşalma sırasında epididimisten vas deferens adı verilen bir tüpe geçer.
  • Spermatozoonlar, boşalma sırasında vas deferens yoluyla dışarı atılır.

Spermin oluşumu, spermatogenez adı verilen süreçte gerçekleşir ve bu süreç, bir erkeğin yaşına, sağlığına ve genetik faktörlere bağlı olarak değişebilir. Genel olarak, spermatogenez süreci yaklaşık olarak 64-72 gün sürer, ancak bu süreç tam olarak tamamlanması için olgun spermatozoonların depolanması ve maturasyonu için ek bir süre gereklidir.

Spermatogenez aşamaları arasında germ hücrelerinin çoğalması, mayoz bölünmeler, spermatitlerin olgunlaşması ve spermatozoonların oluşumu yer alır. Her bir aşama belirli bir süreyi kapsar, ancak bu süreç boyunca olgun spermatozoonlar depolanır ve maturasyonunu tamamlar. Bu nedenle, bir spermatogenez döngüsü genellikle 2-3 ay sürebilir.

Öte yandan, bir erkeğin her gün milyonlarca sperm üretme kapasitesi vardır. Spermatogenez süreci boyunca, testisler sürekli olarak yeni spermatozoonlar üretir. Bu süreç, ergenlik döneminden itibaren başlar ve ömrün sonuna kadar devam eder.

Bu süreçteki her aşama, hormonal düzenlemeler, genetik faktörler ve çeşitli diğer biyolojik etmenler tarafından etkilenebilir. Bu nedenle, bireyden bireye değişen faktörlere bağlı olarak spermatogenez süresi kişiden kişiye farklılık gösterebilir.


Erkek üreme sisteminde etkili hormonlar

FSH:
  • Spermatogenez sürecini başlatır.
  • Testislerdeki spermatogon hücrelerini çoğaltır ve spermatositlerin oluşumunu teşvik eder.
LH:
  • Leydig hücrelerinde testosteron üretimini uyarır.
  • Testosteron, sperm oluşumunu (spermatogenez) ve cinsel özelliklerin gelişimini kontrol eder.




 

Yukarıya Çık