Osmanlı Devleti Duraklama dönemi
Osmanlı Devleti'nin Duraklama Dönemi, imparatorluğun yükselişinin sona erdiği, sınırların genişlemesinin yavaşladığı veya durduğu ve devletin iç ve dış yapısında ciddi sorunların baş gösterdiği kritik bir tarihsel süreçtir.
Bu dönemi anlamak için, sadece savaş meydanlarına değil, sarayın içine, Anadolu'nun köylerine ve devletin kasasına da bakmak gerekir.
1. Osmanlı Duraklama Dönemi Nedir?
Tarihçiler genellikle bu dönemi, Osmanlı'nın zirve döneminin simgesi olan Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa'nın ölümü (1579) ile başlatır ve Osmanlı'nın Batı'da ilk kez büyük toprak kaybettiği Karlofça Antlaşması'nın imzalanması (1699) ile bitirir.
17. Yüzyıl Krizi: Bu dönem kabaca 17. yüzyılı kapsar. Modern tarihçiler bu dönemi sadece "duraklama" olarak değil, aynı zamanda devletin değişen dünya şartlarına ayak uydurmaya çalıştığı sancılı bir "Buhran ve Dönüşüm Dönemi" olarak da adlandırırlar.
Durum Tespiti: Devlet hala dünyanın en güçlü imparatorluklarından biridir, ancak eski dinamizmini kaybetmiş, içten içe çürümeye başlamış ve Batı'daki teknolojik/askeri gelişmeleri yakalamakta zorlanmaya başlamıştır.
2. Duraklama Döneminin Genel Özellikleri
Bu dönemin özellikleri, imparatorluğun "hasta adam" olma yolundaki ilk semptomlarıdır. Bunları ana başlıklar altında inceleyebiliriz:
A. Siyasi ve Askeri Durum (Dış Nedenler)
Doğal Sınırlara Ulaşılması: İmparatorluk doğuda aşılması zor Zagros Dağları ve güçlü İran (Safevi) Devleti, batıda güçlü Avusturya (Habsburg) İmparatorluğu, güneyde ise çöller ve okyanuslarla çevrili doğal sınırlarına ulaştı. Gidecek kolay yer kalmadı.
Savaşların Karakter Değiştirmesi: Kısa sürede sonuçlanan, ganimet getiren meydan savaşları yerini; yıllarca süren, sonuçsuz kalan, hazineyi tüketen uzun kale kuşatmalarına ve yıpratma savaşlarına bıraktı (Örn: Girit'in 24 yılda alınabilmesi, İran'la bitmeyen savaşlar).
Batı'nın Yükselişi: Avrupa'da Coğrafi Keşifler sonrası zenginleşme, Rönesans ile bilimsel/teknik ilerleme ve askeri devrim (ateşli silahların etkin kullanımı) yaşanırken, Osmanlı bu gelişmelere aynı hızla ayak uyduramadı.
B. Yönetim ve Merkez Teşkilatının Bozulması (İç Nedenler - En Kritik Faktör)
Padişahların Yetersizliği:
Sancak Sisteminin Kalkması: I. Ahmed döneminde "Kafes Usulü"ne geçilmesiyle, şehzadeler sancağa çıkıp devlet tecrübesi kazanmak yerine sarayda hapis hayatı yaşadılar. Bu durum, tecrübesiz, psikolojisi bozuk veya çocuk yaşta padişahların tahta çıkmasına neden oldu.
Ekber ve Erşed Sistemi: En yaşlı ve akıllı olanın tahta geçmesi kuralı getirilse de, kafes hayatı nedeniyle "akıllı" kalmak zordu.
Saray Kadınlarının Etkisi: Padişahların yetersizliği veya çocuk yaşta olmaları nedeniyle, devlet yönetiminde Valide Sultanlar (Kösem Sultan, Turhan Sultan gibi) ve Harem ağaları etkin rol oynamaya başladı.
İstikrarsızlık: Sadrazam ve devlet adamları çok sık değiştirildi, liyakat (hak etme) yerine rüşvet ve iltimas (kayırma) ön plana çıktı.
C. Sosyal ve Ekonomik Yapının Bozulması
Tımar Sisteminin Çöküşü: Osmanlı'nın belkemiği olan toprak ve askerlik sistemi (Tımar) bozuldu. Topraklar hak etmeyenlere verildi, üretim düştü.
Celali İsyanları: Tımarın bozulması, ağır vergiler ve yerel yöneticilerin zulmü nedeniyle Anadolu'da büyük halk isyanları (Celali İsyanları) çıktı. Köylü toprağını terk etti, şehirlere göç başladı (Büyük Kaçgun), asayiş tamamen bozuldu.
Ekonomik Kriz:
Savaşların uzun sürmesi ve ganimetlerin azalması hazineyi boşalttı.
Coğrafi Keşiflerle ticaret yollarının (İpek ve Baharat) yön değiştirmesi gümrük gelirlerini azalttı.
Saray masraflarının aşırı artması ekonomiyi sarstı.
D. Ordu ve Eğitimin Bozulması
Yeniçeri Ocağı'nın Bozulması: "Ocak devlet içindir" anlayışı yerine "Devlet ocak içindir" anlayışı geldi. Askerlik dışında işlerle (ticaret, esnaflık) uğraşmaya başladılar. Sayıları kontrolsüzce arttı, maaşlarını (ulufe) almak için sık sık isyan çıkarıp padişah değiştirdiler (Örn: II. Osman'ın katli).
İlmiye (Eğitim) Sınıfının Bozulması: Medreselerde pozitif bilimler (matematik, astronomi vb.) ihmal edildi. "Alimin oğlu alimdir" (Beşik Uleması) gibi çarpık bir anlayış doğdu; henüz beşikteki çocuklara müderrislik unvanları verildi. Rüşvetle ilmi rütbeler alınır oldu.
3. Duraklama Dönemi Padişahları (1579-1699)
Bu dönemde 12 padişah hüküm sürmüştür. Bazıları silik karakterler iken, bazıları gidişatı tersine çevirmeye çalışmıştır.
Not: Dönem III. Murad saltanatının ortasında başlar, II. Mustafa saltanatının başında biter.
III. Murad (1574 – 1595): Sokullu'nun ölümünden sonra duraklamanın başladığı dönemdir. Saray kadınlarının ve dışarıdaki hoca takımlarının devlet işlerine karışması artmıştır.
III. Mehmed (1595 – 1603): Sancağa çıkan son padişahtır. Haçova Meydan Savaşı'nı kazanmıştır (Duraklama döneminin nadir büyük zaferlerinden). 19 kardeşini boğdurarak en kanlı taht geçişini yapmıştır.
I. Ahmed (1603 – 1617): Sancağa çıkmadan tahta geçen ilk padişahtır. "Ekber ve Erşed" (en yaşlı ve olgun olanın tahta geçmesi) sistemini getirerek veraset sistemini değiştirmiştir. Sultanahmet Camii'ni yaptırmıştır.
I. Mustafa (1617 – 1618 / 1622 – 1623): Akli dengesi yerinde olmadığı için iki kez kısa süre tahta çıkarılıp indirilmiştir. Kafes sisteminin olumsuz ilk örneğidir.
II. Osman (Genç Osman) (1618 – 1622): İlk ciddi reformist padişahtır. Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmayı düşündüğü için Yeniçeriler tarafından feci şekilde katledilmiştir.
IV. Murad (1623 – 1640): Dönemin en güçlü padişahıdır. Çocuk yaşta tahta çıkmış, büyüyünce otoriteyi demir yumrukla sağlamıştır. İçki ve tütün yasakları, gece sokağa çıkma yasakları ile bilinir. İran üzerine seferler düzenleyip Bağdat'ı geri almıştır ("Bağdat Fatihi").
İbrahim (Deli İbrahim) (1640 – 1648): Psikolojik sorunları olan bir padişahtı. Dönemi saray içi entrikalarla ve Girit savaşıyla geçmiştir.
IV. Mehmed (Avcı Mehmed) (1648 – 1687): 7 yaşında tahta çıkarak en genç padişah olmuştur. Osmanlı tarihinin en uzun süre (39 yıl) tahta kalan ikinci padişahıdır. Onun dönemi, meşhur Köprülüler Devri'ni (sadrazamların devleti toparladığı dönem) kapsar. Ancak döneminin sonunda II. Viyana Kuşatması (1683) bozgunu yaşanmıştır.
II. Süleyman (1687 – 1691): 40 yıl kafes hayatından sonra tahta çıkmıştır. Viyana bozgunu sonrası zor bir dönemde padişahlık yapmıştır.
II. Ahmed (1691 – 1695): Kısa ve başarısız bir saltanat sürmüştür. Kutsal İttifak savaşları devam etmiştir.
II. Mustafa (1695 – 1703): Ordunun başında sefere çıkan son padişahlardandır. Ancak Zenta Bozgunu ve ardından gelen Karlofça Antlaşması (1699) ile duraklama dönemi bitmiş, gerileme dönemi başlamıştır. Edirne Vakası ile tahttan indirilmiştir.

