Türkiye'nin Yer Şekilleri
TÜRKİYE'NİN YER ŞEKİLLERİ
Harika bir seçim. Jeolojik oluşum süreci, Türkiye'nin bugünkü yer şekillerinin (neden yüksek olduğumuzun, neden deprem ülkesi olduğumuzun) temel sebebidir.
Coğrafya kitabınızda öğrencilerin bu konuyu ezberlemek yerine "film şeridi" gibi zihinlerinde canlandırmalarını sağlayacak, neden-sonuç ilişkisine dayalı detaylı metin aşağıdadır.
BÖLÜM 1: TÜRKİYE ARAZİSİNİN JEOLOJİK OLUŞUM SÜRECİ
Türkiye arazisi, Dünya'nın oluşumundan günümüze kadar geçen süreçte sürekli değişim geçirmiştir. Ancak Türkiye, bugünkü genel görünümünü büyük ölçüde yakın jeolojik zamanda (3. ve 4. zaman) kazanmıştır. Bu nedenle Türkiye, jeolojik bakımdan "Genç Oluşumlu Ülke" olarak nitelendirilir.
Ülkemizin oluşumunda en büyük etken Levha Tektoniğidir. Türkiye arazisi; kuzeyden Avrasya Levhası, güneyden ise Afrika ve Arabistan Levhalarının sıkıştırması altındadır.
İşte Türkiye'nin jeolojik film şeridi:
1. İlkel Zaman (Prekambriyen) ve 1. Jeolojik Zaman (Paleozoyik)
"Eski ve Yaşlı Temel"
Bu dönemde Türkiye arazisinin büyük bir kısmı Tethys (Tetis) Denizi'nin suları altındaydı. Ancak suların üzerinde adalar halinde karalar bulunuyordu. Bu eski ve sert kütlelere Masif adı verilir. Masifler, depreme karşı daha dirençli, oturmuş arazilerdir.
Masif Arazilerimiz:
Yıldız Dağları (Istranca) Masifi
Menderes (Ege) Masifi
Kırşehir Masifi
Bitlis ve Mardin Masifleri
Kastamonu - Daday Masifi
Önemli Oluşum: Bu dönemin en karakteristik özelliği Taş Kömürü yataklarıdır. Türkiye'de Zonguldak ve çevresindeki taş kömürü yatakları bu dönemde (Karbonifer devri) oluşmuştur.
2. Jeolojik Zaman (Mezozoyik)
"Hazırlık ve Birikim Dönemi"
Bu dönem, Türkiye için nispeten durgun geçen bir dönemdir.
Türkiye arazisi büyük ölçüde Tethys Denizi'nin tabanında yer alıyordu.
Dış kuvvetlerin (akarsular vb.) karalardan taşıdığı malzemeler (tortular), bu deniz tabanında birikerek binlerce metre kalınlığında tortul tabakalar oluşturdu.
Bu tortul tabakalar, ileride oluşacak Alp-Himalaya dağ sisteminin ham maddesini oluşturdu.
Özetle: 2. Zaman, Türkiye için "Büyük birikim ve Alp Orojenezi'ne hazırlık" dönemidir.
3. Jeolojik Zaman (Senozoik - Tersiyer)
"Türkiye'nin İnşa Dönemi"
Türkiye arazisi için en hareketli ve belirleyici dönemdir. Bugün gördüğümüz pek çok yer şekli bu dönemde ortaya çıkmıştır.
Alp Orojenezi: Kuzeyden ve güneyden gelen levhaların sıkıştırmasıyla, deniz tabanında biriken tortullar kıvrılarak su yüzüne çıktı. Böylece;
Kuzeyde: Kuzey Anadolu Dağları
Güneyde: Toros Dağları oluştu.
Volkanizma: Anadolu'nun iç kesimlerinde ve doğusunda şiddetli volkanik patlamalar başladı (Erciyes, Ağrı, Nemrut vb. temelleri atıldı).
Madenler: Türkiye'nin zengin yer altı kaynakları bu dönemde oluştu: Linyit, Petrol, Tuz ve Bor yatakları meydana geldi.
Coğrafyacının Notu: Eğer bir sınavda "Linyit yatakları neden Türkiye'nin her yerine dağılmıştır da Taş Kömürü sadece Zonguldak'tadır?" diye sorulursa; cevap **"Oluşum Dönemleri"**dir. Taş kömürü 1. zamanda (çok eski ve nadir), linyit 3. zamanda (genç ve yaygın) oluşmuştur.
4. Jeolojik Zaman (Senozoik - Kuvaterner)
"Son Dokunuşlar ve İnsan"
Bu dönem günümüze en yakın olan, yaklaşık son 2 milyon yılı kapsayan dönemdir. İklim değişimleri ve toptan yükselme (epirojenez) damgasını vurmuştur.
Toptan Yükselme (Epirojenez): Türkiye arazisi dış kuvvetler tarafından aşındırılıp hafifleyince ve levhalar sıkıştırmaya devam edince, ülkece bir bütün olarak yükselmeye başladı. Bu durum Türkiye'nin ortalama yükseltisinin fazla olmasının (1132 m) temel nedenidir.
Boğazların Oluşumu: Ege Denizi'nin bulunduğu yerdeki kara parçası (Egeid karası) çöktü ve sular burayı doldurarak Ege Denizi'ni oluşturdu. Akdeniz'in suları, eski bir akarsu vadisi olan Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını işgal ederek Karadeniz'e ulaştı. Karadeniz bir göl iken denize dönüştü.
Buzul Çağları: Yüksek dağların zirvelerinde buzul şekilleri oluştu.
İnsan: İlk insan toplulukları ve kültürleri bu dönemde ortaya çıktı.
Özet Tablo: Hangi Dönemde Ne Oldu?
| Jeolojik Zaman | Anahtar Kelimeler ve Oluşumlar |
| 1. Zaman (Paleozoyik) | Masif araziler (Yıldız, Menderes, Kırşehir), Taş Kömürü (Zonguldak). |
| 2. Zaman (Mezozoyik) | Tethys Denizi, Tortullanma (Birikim), Durgunluk. |
| 3. Zaman (Tersiyer) | Alp Orojenezi, Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağları, Linyit, Bor, Tuz, Petrol, Volkanizma. |
| 4. Zaman (Kuvaterner) | İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Ege Denizi, Toptan Yükselme (Epirojenez), İnsan. |
BÖLÜM 2: TÜRKİYE'NİN DAĞLARI
Türkiye, ortalama yükseltisi ($1132$ m) fazla olan dağlık bir ülkedir. Ülkemizdeki dağlar, genel olarak Doğu-Batı doğrultusunda uzanır.
Neden Doğu-Batı? Çünkü Türkiye, Kuzeyden (Avrasya) ve Güneyden (Arabistan-Afrika) gelen levhalarca sıkıştırılmıştır. Sıkışan hamur nasıl yukarı doğru ve yanlara (boş olan Doğu-Batı yönüne) uzarsa, Türkiye arazisi de öyle şekillenmiştir.
Türkiye'de dağlar oluşum kökenine göre iki ana başlıkta incelenir:
Orojenez (Dağ Oluşumu)
Volkanizma
1. OROJENEZ (DAĞ OLUŞUMU)
Yer kabuğundaki tortul tabakaların yan basınçlarla sıkışarak yükselmesi olayına orojenez denir. Bu sıkışma sırasında arazinin yapısı (sertliği veya esnekliği) dağın şeklini belirler.
A. Kıvrım Dağları (Kıvrılma)
Eğer yan basınçlara uğrayan arazi esnek bir yapıdaysa, kırılmadan kıvrılarak yükselir.
Yükselen kubbe şeklindeki kısımlara Antiklinal (Dağ) denir.
Alçakta kalan çanak şeklindeki kısımlara Senklinal (Ova/Havza) denir.
Türkiye'deki Durumu:
Türkiye'deki dağların büyük çoğunluğu bu şekildedir. Alp-Himalaya kıvrım kuşağı üzerindedirler.
Kuzey Anadolu Dağları (Karadeniz): Küre, Ilgaz, Köroğlu, Canik, Giresun, Rize ve Kaçkar Dağları.
Toros Dağları (Akdeniz): Bey Dağları, Geyik Dağları, Bolkar, Aladağlar ve Güneydoğu Toroslar.
Doğu Anadolu: Karasu-Aras Dağları, Cilo (Buzul) Dağları.
Önemli Not: Dağlar Karadeniz ve Akdeniz'de kıyıya paralel uzanır. Bu yüzden kıyı ile iç kesim arası ulaşım zordur ve iklim farklılığı fazladır.
B. Kırık Dağları (Kırılma)
Eğer yan basınçlara uğrayan arazi sert (rijit) ve yaşlı bir yapıdaysa, esneyemez ve kırılır. Bu kırık hatlarına Fay denir.
Kırılarak yükselen bloklara Horst (Dağ) denir.
Kırılarak çökülen bloklara Graben (Ova) denir.
Türkiye'deki Durumu:
Bu sistem en net Ege Bölgesi'nde (Batı Anadolu) görülür. Dağlar kıyıya dik uzanır.
Horstlar (Dağlar): Kaz Dağı, Madra Dağı, Yunt Dağı, Bozdağlar, Aydın Dağları, Menteşe Dağları.
Grabenler (Ovalar): Edremit, Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes ovaları.
Coğrafyacının İpucu (Kodlama): Ege'deki kırık dağları kuzeyden güneye sırasıyla ezberlemek için şu kodlama öğrencilerin işine yarayacaktır:
KaZMa Yutmuş Boz Ayı
(Kaz - Madra - Yunt - Bozdağlar - Aydın - Menteşe)
2. VOLKANİZMA (VOLKANİK DAĞLAR)
Yer kabuğunun zayıf noktalarından (fay hatlarından) magmanın yeryüzüne çıkıp soğumasıyla oluşan dağlardır. Orojenezden farkı; sıradağlar şeklinde değil, genellikle tekil koniler halinde bulunmalarıdır.
Türkiye'deki volkanik dağlar sönmüş (aktif olmayan) volkanlardır. Bölgelere göre şöyle dağılırlar:
A. İç Anadolu Bölgesi Volkanları
Bir hat boyunca (kuzeydoğu-güneybatı) sıralanmışlardır.
Erciyes Dağı (İç Anadolu'nun en yükseği)
Melendiz Dağı
Hasan Dağı
Karacadağ (İç Anadolu'daki)
Karadağ
B. Doğu Anadolu Bölgesi Volkanları
Türkiye'nin en yüksek noktaları buradadır.
Ağrı Dağı (Türkiye'nin çatısı - $5137$ m)
Tendürek Dağı
Süphan Dağı
Nemrut Dağı (Tepesinde dünyanın en büyük kaldera göllerinden biri vardır).
C. Güneydoğu Anadolu Bölgesi
Karacadağ: Diğer volkanlardan farklıdır. Magma çok akışkan olduğu için yukarı doğru değil, çevreye doğru yayılmıştır. Buna "Kalkan Volkan" veya yayvan volkan denir.
D. Batı Anadolu (Manisa - Kula)
Kula Volkanları: Türkiye'nin en genç volkanik arazisidir. İnsan ayağı izlerine rastlanmıştır, bu da oluşumun insanlık tarihiyle örtüştüğünü gösterir. Jeopark alanı ilan edilmiştir.
Özet Karşılaştırma Tablosu
| Özellik | Kıvrım Dağları | Kırık Dağları | Volkanik Dağlar |
| Arazi Yapısı | Esnek | Sert / Rijit | Kırıklı / Zayıf |
| Ana Terimler | Antiklinal - Senklinal | Horst - Graben | Krater - Kaldera - Volkan Konisi |
| En Çok Görüldüğü Yer | Karadeniz ve Akdeniz | Ege Bölgesi | İç ve Doğu Anadolu |
| Örnek | Toroslar, Kaçkarlar | Kaz Dağı, Bozdağlar | Ağrı Dağı, Erciyes |
BÖLÜM 3: TÜRKİYE'NİN PLATOLARI
Tanım: Akarsular tarafından derin vadilerle yarılmış, çevresine göre yüksekte kalan geniş düzlüklere Plato denir.
Neden Türkiye'de Plato Çoktur?
Türkiye 4. Jeolojik zamanda (Kuvaterner) bir bütün olarak yükselmiştir (Epirojenez). Eskiden deniz seviyesine yakın olan düzlükler, toptan yükselince akarsular yataklarını derine doğru kazmış ve "yüksek düzlükler" yani platolar oluşmuştur.
Platoları oluşum özelliklerine göre 4 ana grupta inceliyoruz:
1. Lav Örtülü (Volkanik) Platolar
Volkanik patlamalar sonucu çıkan lavların çukur alanları doldurması ve daha sonra akarsularca yarılmasıyla oluşur.
Nerede: Doğu Anadolu Bölgesi.
Platolar: Erzurum, Kars, Ardahan Platoları.
Özellikleri:
Türkiye'nin en yüksek ve en soğuk platolarıdır.
Yaz yağışları görüldüğü için gür otlaklar (Alpin çayırları) vardır.
Toprak tipi dünyanın en verimli toprağı olan Çernezyom (Kara toprak) dur. Ancak iklim soğuk olduğu için tarım zordur.
Ekonomik Faaliyet: Gür otlaklara bağlı olarak Büyükbaş Mera Hayvancılığı yapılır.
2. Karstik Platolar
Kalker (kireç taşı) gibi suda kolay eriyebilen kayaçların bulunduğu arazilerde oluşan platolardır.
Nerede: Akdeniz Bölgesi.
Platolar: Teke Platosu (Batı), Taşeli Platosu (Orta).
Özellikleri:
Arazi kireçli ve su tutma kapasitesi düşük olduğu için tarıma çok elverişli değildir.
Nüfus seyrektir.
Ekonomik Faaliyet: Engebeli ve çalılık olduğu için Kıl Keçisi yetiştiriciliği yaygındır.
3. Aşınım (Peneplen) Platoları
Yer şekillerinin akarsular tarafından aşındırılarak deniz seviyesine yakın düzlükler haline gelmesiyle oluşur. Türkiye'de yükseltisi en az olan platodur.
Nerede: Marmara Bölgesi.
Platolar: Çatalca - Kocaeli Platosu.
Özellikleri:
Diğer platolardan farklı olarak tarım veya hayvancılıkla değil, Sanayi, Ticaret ve Yerleşme ile ön plana çıkar.
İstanbul ve Kocaeli illeri bu plato üzerindedir. Türkiye'nin nüfus yoğunluğu en fazla olan platosudur.
4. Tabaka Düzlüğü (Yatay Duruşlu) Platoları
Tortul tabakaların sertlik farkından dolayı akarsular tarafından farklı seviyelerde aşındırılmasıyla oluşur. Türkiye'de en yaygın görülen plato tipidir.
Nerede: İç Anadolu, Ege'nin İç Kesimleri ve Güneydoğu Anadolu.
İç Anadolu Platoları:
Haymana (Ankara)
Cihanbeyli (Konya - Türkiye'nin tahıl ambarı)
Obruk (Konya)
Bozok (Yozgat)
Uzun Yayla (Sivas)
(Kodlama: HCOBU)
Ege Platoları: Yazılıkaya (Bayat) Platosu.
Güneydoğu Anadolu Platoları: Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman Platoları.
Özellikleri:
İklim karasaldır (Yazlar sıcak kurak, kışlar soğuk).
Bitki örtüsü bozkırdır.
Ekonomik Faaliyet: Tahıl tarımı (Buğday, Arpa) ve Küçükbaş Hayvancılık (Koyun) yapılır.
Özet: Hangi Plato Ne İşe Yarar?
Kitabınızda öğrencilerin konuyu pekiştirmesi için şu tabloyu kullanabilirsiniz:
| Plato Tipi | Temsilci Platolar | Hakim Ekonomik Faaliyet | Neden? |
| Lav Platoları | Erzurum - Kars | Büyükbaş Hayvancılık | Yaz yağışı ve gür çayırlar olduğu için. |
| Karstik Platolar | Teke - Taşeli | Kıl Keçisi / Turizm | Arazi engebeli ve kireçli olduğu için. |
| Aşınım Platosu | Çatalca - Kocaeli | Sanayi ve Yerleşme | Yükselti az, konumu stratejik olduğu için. |
| Tabaka Düzlüğü | Cihanbeyli - Bozok | Tahıl ve Küçükbaş | İklim kurak, bitki örtüsü bozkır olduğu için. |
BÖLÜM 4: TÜRKİYE'NİN OVALARI
Tanım: Çevresine göre alçakta kalan, yüzeyi düz veya hafif eğimli olan, genellikle alüvyonlarla kaplı verimli arazilere Ova denir.
Ovalar, oluşumlarına ve bulundukları yere göre iki ana başlıkta incelenir: Kıyı (Delta) Ovaları ve İç Ovalar.
1. Kıyı (Delta) Ovaları
Akarsuların iç kesimlerden taşıdığı alüvyonları (toprak, kum, çakıl) denize döküldüğü yerde biriktirmesiyle oluşan ovalardır.
Önemi: Toprakları (Alüvyal toprak) sürekli yenilendiği için mineralce çok zengindir. Türkiye tarımının can damarıdır.
Bir Kıyıda Delta Oluşabilmesi İçin Şartlar:
Kıta Sahanlığı Geniş Olmalı: Yani kıyı hemen derinleşmemeli, sığ olmalı.
Güçlü Akıntı ve Gel-Git Olmamalı: Eğer akıntı olursa biriken toprağı süpürür.
Akarsu Bol Alüvyon Taşımalı.
Türkiye'nin Başlıca Delta Ovaları:
Karadeniz:
Bafra Ovası (Kızılırmak oluşturur).
Çarşamba Ovası (Yeşilırmak oluşturur).
Akdeniz:
Çukurova: Seyhan ve Ceyhan nehirleri oluşturur. Türkiye'nin en büyük delta ovasıdır.
Silifke Ovası: Göksu nehri oluşturur.
Ege: (Kıta sahanlığı en geniş olduğu için en çok delta buradadır).
Dikili (Bakırçay), Menemen (Gediz), Selçuk (Küçük Menderes), Balat (Büyük Menderes) ovaları.
2. İç Ovalar
Denizden uzak iç kesimlerdeki düzlüklerdir. Oluşum kökenine göre ikiye ayrılırlar.
A. Tektonik Ovalar (Çöküntü Ovaları)
Fay hatları üzerindeki çöküntü alanlarının (graben veya havza) zamanla alüvyonla dolması sonucu oluşur. Türkiye'deki iç ovaların çoğu bu gruptadır.
Özelliği: Fay hatlarını takip ettikleri için deprem riski yüksek bölgelerdir.
Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) Üzerindekiler: Düzce, Bolu, Merzifon, Amasya, Niksar, Erbaa, Erzincan, Erzurum ovaları.
Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF) Üzerindekiler: Elazığ, Bingöl, Muş, Kahramanmaraş (Amik Ovası) ovaları.
Batı Anadolu Fay Hattı (BAF) Üzerindekiler: Gediz, Büyük ve Küçük Menderes graben ovaları.
B. Karstik Ovalar (Polye Ovaları)
Kalkerli (kireçli) arazinin erimesi sonucu oluşan geniş çukurluklardır.
Nerede: En çok Akdeniz Bölgesi'nde (Göller Yöresi ve Batı Toroslar) görülür.
Özelliği: Toprakları kireçli (terra-rossa) olduğu için verimi tektonik ovalara göre daha düşüktür.
Kodlama (TAKKE): Öğrencilerin aklında kalması için baş harflerinden TAKKE veya TEKKE diye kodlanır:
Tefenni
Acıpayam
Korkuteli
Kestel
Elmalı
Özet ve Karşılaştırma Tablosu
| Özellik | Delta Ovaları (Kıyı) | Tektonik Ovalar (İç) | Karstik Ovalar (İç) |
| Oluşum Nedeni | Akarsu Biriktirmesi | Fay Hattı Çökmesi | Kimyasal Erime |
| Toprak Türü | Alüvyal (Çok Verimli) | Alüvyal / Kolüvyal | Terra-Rossa (Kireçli) |
| Ana Risk | Taşkın / Sel | Deprem | Toprak Çökmesi (Obruk) |
| En Önemli Örnek | Çukurova, Bafra | Konya, Erzincan | Elmalı, Acıpayam |
Coğrafyacının Uyarısı: Delta ovaları (Kıyı ovaları) ile Haliç (Okyanus kıyısı şekli) birbirine zıttır. Türkiye'de gel-git (med-cezir) az olduğu için Delta oluşmuştur, Haliç oluşmamıştır. Bu madde sınavlarda çeldirici olarak çok sık kullanılır.
BÖLÜM 5: TÜRKİYE'Yİ ŞEKİLLENDİREN DIŞ KUVVETLER
İç kuvvetler (dağ oluşumu, volkanizma) yer şekillerini oluşturur, dış kuvvetler ise bu şekilleri aşındırarak, taşıyarak ve biriktirerek son halini verir. Enerjilerini Güneş'ten alırlar.
Türkiye'de etki alanlarına göre dış kuvvetlerin sıralaması şöyledir:
Akarsular (En etkili kuvvet - Türkiye genelinde)
Rüzgarlar (Kurak bölgelerde)
Dalga ve Akıntılar (Kıyı şeridinde)
Buzullar (En az etkili kuvvet - Sadece yüksek zirvelerde)
1. AKARSULARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER
Türkiye bir yarımada ülkesidir ve yer şekilleri engebelidir. Bu nedenle ülkeyi şekillendiren en güçlü dış kuvvet akarsulardır.
A. Türkiye Akarsularının Genel Özellikleri
Akış Hızları Yüksektir: Çünkü ülke dağlık ve eğimlidir.
Denge Profiline Ulaşmamışlardır: Yani deniz seviyesine kadar yataklarını aşındıramamışlardır. (Genç oluşumlu ülke olduğumuzun kanıtıdır).
Enerji Potansiyelleri Yüksektir: Hidroelektrik üretimine uygundurlar.
Rejimleri Düzensizdir: (Karadeniz hariç) Genelde kışın ve ilkbaharda coşar, yazın kururlar.
B. Akarsu Aşındırma Şekilleri
Akarsuların yatağını kazımasıyla oluşan şekillerdir.
Vadi: En yaygın aşındırma şeklidir.
Çentik (V) Vadi: Eğimli yerlerde, "V" harfi şeklindeki genç vadilerdir (Doğu Anadolu, Karadeniz).
Boğaz (Yarma) Vadi: Dağları enine kesen, "U" profilli geçitlerdir (Örn: Sakarya Nehri'nin Geyve Boğazı). Ulaşım için doğal yoldur.
Kanyon Vadi: Karstik arazide basamaklı yapıda oluşan vadilerdir (Örn: Köprülü Kanyon - Antalya, Ihlara Vadisi - Aksaray).
Peri Bacaları: Volkanik tüflü arazilerde sel sularının aşındırmasıyla oluşur. Tepedeki sert kaya (bazalt), alttaki yumuşak tüfü korur. (Nevşehir - Kapadokya).
Kırgıbayır (Badlands): Bitki örtüsünün cılız olduğu yerlerde sel sularının araziyi yarıp parçalamasıyla oluşan "kötü arazi" görüntüsüdür. (İç Anadolu).
Dev Kazanı (Şelale): Suyun yüksekten düştüğü yerde oluşturduğu çukurluktur (Manavgat, Düden).
C. Akarsu Biriktirme Şekilleri
Akarsuyun eğiminin azaldığı yerde taşıdığı malzemeyi (alüvyon) bırakmasıyla oluşur.
Delta Ovaları: (Önceki bölümde detaylandırdık - Çukurova, Bafra vb.)
Menderes (Büklüm): Akarsu düz yerde "S" çizerek akar. Hem aşındırma hem biriktirme şeklidir. (Ege Bölgesi akarsuları - Gediz, B. Menderes).
Birikinti Konisi: Dağdan inen suyun düzlüğe ulaştığı yerde malzemeyi yelpaze gibi yaymasıdır.
2. KARSTİK ŞEKİLLER (KİMYASAL ÇÖZÜNME)
Kalker (Kireçtaşı), Jips (Alçıtaşı) ve Kaya Tuzu gibi suda kolay eriyen kayaçların bulunduğu yerlerde görülür.
En Yaygın Bölge: Akdeniz Bölgesi (Özellikle Batı ve Orta Toroslar).
A. Aşınım Şekilleri (Küçükten Büyüğe)
Lapya: En küçük aşınım şeklidir. Kayalar üzerindeki küçük oyuklardır.
Dolin: Lapyaların birleşmesiyle oluşan tava biçimli çukurlardır.
Uvala: Dolinlerin birleşmesiyle oluşan daha büyük çukurlardır.
Polye (Karstik Ova): En büyük aşınım şeklidir (Elmalı, Muğla ovaları).
Obruk: Yeraltı mağara tavanlarının çökmesiyle oluşan derin kuyulardır (Cennet-Cehennem Obrukları).
Mağara: Yeraltında suların açtığı galerilerdir (Damlataş, Karain).
B. Biriktirme Şekilleri
Suyun içindeki kirecin çökmesiyle oluşur.
Traverten: Kireçli suların yüzeye çıkıp çökelmesiyle oluşan basamaklardır (Denizli - Pamukkale).
Sarkıt, Dikit, Sütun: Mağara içindeki şekillerdir.
3. RÜZGARLARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER
Rüzgarlar, özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde (çöller ve karasal iklimler) bitki örtüsünün cılız olduğu yerlerde en etkili dış kuvvettir. Rüzgarların hızı arttığında taşıdığı partiküller kayalara çarparak aşındırma yapar, hızı azaldığında ise taşıdığı malzemeyi bırakarak biriktirme yapar.
İşte rüzgarların oluşturduğu şekillerin detaylı sınıflandırması:
A. Rüzgar Aşınım Şekilleri (Erozyon)
Rüzgarın taşıdığı kum taneciklerinin kayalara çarpması (korozyon) sonucu oluşurlar.
Mantar Kaya (Şeytan Masası):
Rüzgarın taşıdığı kumların, kayaların daha çok alt kısımlarını aşındırması sonucu oluşur. Üst kısım şapka gibi geniş kalırken alt kısım incelir.
Şahit Kaya:
Farklı dirençteki tabakaların üst üste bulunduğu yerlerde, rüzgarın yumuşak kısımları aşındırıp sert kısımları bırakmasıyla oluşan, kale görünümündeki tepeci kayalardır. Eski yer şeklinin "şahidi" oldukları için bu ismi alırlar.
Tafoni (Kuş Yuvası):
Kayaların sularla yumuşamış kısımlarının rüzgar tarafından oyulmasıyla oluşan, kuş yuvasına benzeyen küçük oyuklardır.
Yardang:
Rüzgarın esiş yönüne paralel uzanan, "U" profilli oluklar ve bunların arasındaki sırtlardır. Genellikle çöllerde sert ve yumuşak kayaların yan yana olduğu yerlerde görülür.
Hamada (Kaya Çölü):
Rüzgarın çöldeki ince kumları ve malzemeleri süpürüp götürmesi sonucu geriye kalan taşlı ve kayalık çöl zeminidir.
B. Rüzgar Biriktirme Şekilleri (Sedimantasyon)
Rüzgarın hızının azaldığı veya bir engele çarptığı yerlerde taşıdığı malzemeyi bırakmasıyla oluşur.
Kumullar:
Rüzgarın taşıdığı kumların yığınlar halinde birikmesidir. Çöllerin karakteristik şeklidir.
Barkan:
Rüzgarın biriktirmesiyle oluşan, hilal (ayça) şeklindeki kum tepeleridir. Hilalin uçları rüzgarın gittiği yönü gösterir.
Lös:
Rüzgarların çöllerden veya kurak bölgelerden taşıyıp, nemli bölgelerde biriktirdiği ince boyutlu, sarımtırak renkli verimli topraklardır.
⚠️ Önemli Not: Peri Bacaları
Peri bacaları doğrudan rüzgar şekli değildir.
Asıl Oluşum Nedeni: Sel suları ve yağmurun volkanik arazileri aşındırmasıdır.
Rüzgarın Etkisi: Oluşumdan sonra şekillenmesinde dolaylı etkisi vardır.
Türkiye'de Rüzgar Şekilleri Nerelerde Görülür?
Türkiye'de çöl olmadığı için rüzgar şekilleri sınırlıdır. Ancak bitki örtüsünün cılız olduğu İç Anadolu (özellikle Konya-Karapınar çevresi) ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde rüzgar erozyonu ve kumul hareketleri görülür.
4. BUZULLARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER
Buzullar, kütle ağırlıkları ve hareketleri sayesinde yeryüzünü şekillendiren en güçlü dış kuvvetlerden biridir. Genellikle kutup bölgelerinde ve yüksek dağların zirvelerinde (Kalıcı Kar Sınırı üzerinde) etkilidirler.
Buzulların oluşturduğu şekiller, Aşınım ve Biriktirme olmak üzere iki ana başlıkta incelenir:
A. Buzul Aşınım Şekilleri (Erozyon)
Buzulun hareket ederken zemini törpülemesi, koparması ve cilalaması sonucu oluşurlar.
Sirk (Buzul Çanağı):
Dağların yüksek kısımlarında buzulların ilk oluştuğu yerde, zemini oyarak oluşturdukları çanak benzeri çukurlardır.
Buzullar eridiğinde bu çukurlar suyla dolarak Sirk Göllerini oluşturur.
Buzul Vadisi (U Şekilli Vadi):
Eski akarsu vadilerinin buzullar tarafından aşındırılıp derinleştirilmesi ve genişletilmesiyle oluşur.
Akarsu vadileri "V" şeklindeyken, buzul vadileri tabanı geniş olduğu için "U" harfine benzer.
Hörgüç Kaya:
Buzulun sert kayaları aşındırırken yumuşak kısımları oyması, sert kısımları ise tümsek olarak bırakmasıyla oluşur.
Şekli deve hörgücüne benzediği için bu isim verilmiştir.
Asılı Vadi:
Ana buzul vadisine bağlanan yan kolların, ana vadiden daha yüksekte kalmasıyla oluşan vadi tipidir.
B. Buzul Biriktirme Şekilleri (Sedimantasyon)
Buzulların aşındırıp taşıdığı malzemelerin, buzulların eridiği yerde veya gücünün azaldığı bölgelerde birikmesiyle oluşur.
Moren (Buzultaş):
Buzulların taşıdığı karışık boyutlu (kil, kum, çakıl, kaya) malzemelere denir.
Morenler toprak değildir, sadece taşınmış materyal yığınıdır. Verimsizdirler.
Sander Düzlüğü:
Buzullardan eriyen suların taşıdığı malzemeleri (morenleri), buzulun önünde biriktirmesiyle oluşan hafif eğimli düzlüklerdir.
Drumlin:
Buzulların taşıdığı morenleri, bir engelin arkasında veya kendi içinde biriktirmesiyle oluşan, balina sırtına veya kaşığa benzeyen tepeciklerdir.
Esker:
Buzul altı akarsularının taşıdığı malzemelerin, akarsu yatağı boyunca birikmesiyle oluşan uzun, yılanvari kıvrımlı sırtlardır.
Türkiye'de Buzul Şekilleri Nerelerde Görülür?
Türkiye ılıman kuşakta olduğu için buzullar deniz seviyesine inmemiştir. Ancak Matematik Konum (Enlem) etkisiyle değil, Özel Konum (Yükselti) etkisiyle yüksek dağların zirvelerinde buzul şekillerine rastlanır:
Güncel Buzullar: Ağrı Dağı, Cilo (Buzul) Dağları, Süphan Dağı, Kaçkar Dağları, Erciyes Dağı.
Geçmiş Dönem (Buzul Çağı) İzleri: Uludağ, Beydağları, Bolkar Dağları gibi 2200 metre üzerindeki dağlarda sirk gölleri ve moren yığınları görülür.
5. DALGA VE AKINTILARIN OLUŞTURDUĞU ŞEKİLLER
Dalga ve akıntıların oluşturduğu şekiller, kıyının derinliği (kıta sahanlığı) ve kıyıya vuran dalgaların gücüne göre Aşınım ve Biriktirme olmak üzere iki ana gruba ayrılır.
İşte bu şekillerin detaylı açıklamaları ve Türkiye'den örnekleri:
A. Dalga Aşınım Şekilleri
Genellikle kıta sahanlığının dar olduğu (denizin hemen derinleştiği) ve dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde görülürler.
Falez (Yalıyar):
Yüksek kıyılarda dalgaların alt kısımları oyması ve üst kısımların çökmesiyle oluşan dik uçurumlardır.
Türkiye'den Örnek: Doğu Karadeniz ve Batı Akdeniz (Antalya) kıyıları.
Aşınım Platformu (Abrazyon Düzlüğü):
Falezlerin gerilemesiyle kıyı önünde oluşan düzlüklerdir. Dalgalar falezi aşındırdıkça kıyı çizgisi geriye gider ve önünde kayalık bir düzlük kalır.
Deniz Mağarası:
Kıyıdaki dirençsiz kayaların dalgalar tarafından oyulmasıyla oluşan oyuklardır.
Deniz Kemeri (Doğal Köprü):
Denize doğru uzanan burunların iki yanından aşınarak delinmesiyle oluşur.
Deniz Yığını (Stack):
Deniz kemerinin çökmesi sonucu kıyıdan bağımsız kalan tekil kaya parçalarıdır.
B. Dalga Biriktirme Şekilleri
Genellikle kıta sahanlığının geniş olduğu (denizin sığ olduğu) yerlerde görülürler. Dalgalar getirdikleri kum ve çakılları kıyıda biriktirir.
Kumsal (Plaj):
Dalgaların kıyıya taşıdığı ince kumların birikmesiyle oluşur. Turizm açısından en değerli şekillerdir.
Türkiye'den Örnek: Ege ve Akdeniz kıyıları (Sarımsaklı, Patara, İztuzu).
Kıyı Oku:
Dalga ve akıntıların taşıdığı malzemelerin, koyların önünü kapatacak şekilde denize doğru bir çıkıntı yapmasıdır. Bir ucu karaya bağlıdır.
Kıyı Kordonu:
Kıyı okunun büyüyerek koyun önünü büyük ölçüde kapatmasıdır.
Lagün (Deniz Kulağı):
Kıyı kordonunun bir koyun önünü tamamen kapatması sonucu oluşan göllerdir. Denizle bağlantısı kesilir veya çok azalır.
Türkiye'den Örnek: Büyükçekmece Gölü, Küçükçekmece Gölü, Terkos (Durusu) Gölü.
Tombolo (Saplı Ada):
Kıyıya yakın bir adanın, kıyı oku (birikim) sayesinde karaya bağlanmasıdır. Böylece ada, yarımadaya dönüşür.
Türkiye'den Örnek: Kapıdağ Yarımadası (Balıkesir) ve Sinop İnceburun.
BÖLÜM 6: TÜRKİYE'DE KIYI TİPLERİ
Bir bölgedeki kıyı tipini belirleyen temel faktör; dağların denize uzanış doğrultusudur. Ayrıca deniz seviyesindeki değişmeler (epirojenez) ve akarsu vadilerinin sular altında kalması da özel kıyı tiplerini oluşturur.
Türkiye'de görülen başlıca kıyı tipleri şunlardır:
1. Boyuna Kıyılar
Dağların kıyı çizgisine paralel uzandığı yerlerde görülür.
Görüldüğü Yerler: Karadeniz ve Akdeniz kıyıları.
Özellikleri:
Kıyı şeridi düzdür, girinti-çıkıntı (koy, körfez) çok azdır.
Falez (Yalıyar) oluşumu yaygındır.
Doğal liman sayısı azdır. (Sinop Limanı tek doğal limandır ancak ard bölgesi -hinterlandı- dar olduğu için gelişememiştir).
Kıta sahanlığı (Şelf alanı) dardır. Deniz hemen derinleşir.
Kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım zordur, geçitlerle sağlanır (Zigana, Kop, Belen, Gülek geçitleri gibi).
Deniz etkisi iç kesimlere giremez, sadece kıyı şeridinde kalır.
2. Enine Kıyılar
Dağların kıyı çizgisine dik uzandığı yerlerde görülür.
Görüldüğü Yerler: Ege Bölgesi (Edremit Körfezi ile Kuşadası arası).
Özellikleri:
Kıyı çok girintili çıkıntılıdır. Sayısız koy, körfez, yarımada ve burun vardır.
Doğal liman sayısı fazladır (İzmir Limanı). Limanların hinterlandı (ard bölgesi) geniştir.
Kıta sahanlığı geniştir. Deniz sığdır, delta ovası oluşumu kolaydır.
Kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım kolaydır, akarsu vadileri doğal yol görevi görür.
Deniz etkisi (ılıman iklim) iç kesimlere kadar sokulabilir.
3. Ria Tipi Kıyılar
Eski akarsu vadilerinin, deniz seviyesinin yükselmesi (veya karanın çökmesi) sonucu sular altında kalmasıyla oluşan kıyılardır.
Görüldüğü Yerler:
İstanbul ve Çanakkale Boğazları (Eski birer akarsu vadisidir).
Haliç (İstanbul - Altın Boynuz).
Güneybatı Anadolu (Menteşe Yöresi kıyıları).
Özellikleri: Derin ve zikzaklı vadiler denizin içine doğru sokulur.
4. Dalmaçya Tipi Kıyılar
Kıyıya paralel uzanan dağların arasındaki çukur alanların sular altında kalmasıyla oluşur. Dağların zirveleri, kıyı önünde adalar zinciri şeklinde kalır.
Görüldüğü Yerler: Antalya'nın Kaş - Finike arasındaki kıyılar. (Adını Hırvatistan'daki Dalmaçya kıyılarından alır).
Özellikleri: Kıyıya paralel uzanan küçük adacıklar ve kanallar görülür.
5. Limanlı Kıyılar
Geniş tabanlı vadilerin veya koyların önünün kıyı setleri (tombolo, kumsal) ile kapanması sonucu oluşan, göl görünümlü durgun kıyılardır.
Görüldüğü Yerler: İstanbul (Büyükçekmece, Küçükçekmece göl kıyıları) ve Sinop çevresi.
⚠️ TÜRKİYE'DE GÖRÜLMEYEN KIYI TİPLERİ VE NEDENLERİ
Bu kısım sınavlarda öğrencileri elemek için en çok kullanılan "tuzak" bilgilerdir. Mutlaka bir "Dikkat" kutusu içinde verilmelidir.
| Kıyı Tipi | Oluşum Nedeni | Türkiye'de Neden Yok? |
| Haliçli Kıyı (Estuary) | Gel-git (Med-cezir) etkisi | Türkiye iç denizlere kıyısı olduğu için gel-git genliği çok azdır. |
| Watt Kıyı | Gel-git etkisi | Gel-git az olduğu için sular çekilince oluşan o geniş çamurlu düzlükler bizde görülmez. |
| Fiyord ve Skayer | Buzul aşındırması | Türkiye'nin Matematik Konumu (Orta Kuşak) nedeniyle buzullar deniz seviyesine inememiştir. (Kutulara yakınlık gerekir). |
| Mercanlı Kıyı (Resif) | Tropikal iklim | Türkiye sıcak kuşakta (tropikal kuşak) değildir. Sularımız yeterince sıcak değildir. |
Coğrafyacının Notu: İstanbul'daki "Haliç" (Golden Horn), bir yer ismidir. Coğrafi terim olan "Haliçli Kıyı" (Okyanus kıyısında gel-gitle oluşan ağız) değildir. İstanbul'daki Haliç, Ria tipi bir kıyıdır. Bu isim benzerliği öğrencileri şaşırtmamalıdır.










